Sayın dinleyici, sizinle yatmış mıydık?

Sayın dinleyici, sizinle yatmış mıydık?

Kaybedenler Kulübü

Kaybedenler Kulübü

Ekip film tedirginlikle sundu, bizde hezeyanla bekledik.

Dün akşam yani 25 mart 2011 de Cevahir Cinebonusta izledik filmi biraderle. Geçmişte kent fm de radyoyu dinleyenler zaten heyecanla bekliyordu filmi. Var olan bir hikayenin ekranlara iz düşümüydü.

Olaylar 1995-2000 arasında yaşanmış, geçmiş bitmişken filmin Dövüş Kulübü’nden çalıntı olduğunu iddia edenlere gülmemek de elde değil. Zira Dövüş Kulübü daha sonradan çekilmiş bir film. Kaybedenler Kulübü ise 2000 öncesinde var olan bir radyo programıydı. Yoksa yoksa, Dövüş Kulübü buradan mı araklanmıştı?

Filmde dialoglar o kadar güzel ki, herkes her sahneden kendine pay çıkartacak. Herkes kendisine bir etiket alarak gidecektir. Filmi izlemeyenlere, izleyeceklere çok fazla bir şey de söylemek istemiyorum. Zira heyecanınızı filme saklamanız lazım.

Ama arada küçük şeyler serpiştirsek fena olmaz hani.

Misal :

+ kızların yanlışı ne biliyor musun?
– nedir ?
+ önce bir erkeğin özelliklerine vurulur aşık olurlar, sonra o özellikleri, onun elinden almaya çalışırlar.

-bazen çok ama çok fazla içmek istiyosun da içemiyosun. bazen ölüyosun…
+ bazen ölüyosun, bazen ölmüyosun. bazen bütün koşullar uygunken bile ölmüyosun…
– bazen öldürüyosun ama. ölmek isteyipte ölemediğinde öldürüyosun bazen. o daha kolay gelio.
+ bazen yalan söylüyosun
– bazen ne kadar sık yalan söylüyorum diye düşünüyosun
+ bazen bu yalan diyosun
– bazen gülüyosun, çok fazla. bazen durduk yerde dans etmeye başlayan kadınlar oluyo hayatında, katlanamıyosun.
+ işte bazen katlanıyosun.
– bazen bi kadın geliyo, oturuyo karşına ve ağlıyo…
+ kadınlar hep ağlıyo
– bazen kadın geliyo oturuyo karşına, en çok korktuğum şey bi kadının gözyaşıdır diyo kendi adına. sen dönüp bakıyosun geriye doğru “vay canına” diyosun. bazen birisi geliyo karşına oturuyo eğer çok sevdiysen diyo, oysaki bilmiyo çok sevmekte hep bi ana ait…bazen bi kadın oturuyo tam karşına artık bişeyler yapmam lazım diyo sende kalkman lazım diyosun. nasıl anlatabilirsin ki yaşlı bir kızılderili dışında herhangi birine suyun içinde olduğunu…

Oyunculuklar zaten şahane. Nejat İşler kendisinin yaşam tarzının olduğu gibi yansıdığı bir yapımda gönüllü olarak oynarken, Ahu Türkpençenin hanım hanımcık kız rolünden sıyrılarak böyle cüretkar olması şarşırtacaktır herkesi. Zamanında Turkcell reklamlarında tanıdığımız “Özgür Çocuk ” Yigit Özsener ise o baygın bakışlarıyla bana nedense Hugh Grant’ı anımsattı. İdil Fırat filmde çok ön planda değil ama hatunun duruşunu hep sevmişimdir.

Müzikler ise alabildiğine güzel seçimlerden oluşuyor. Kesinlikle albüm edinilecek. Eski şarkılar elbette. Radyo programının olduğu zamanlarda çalınan klasikler. Bir MFÖ de var, bir Ümit Besen’de. Mükemmel bir karma.

Filmi izlerken bir de akla soru takılıyor : “Kim lan bu Erol Egemen?” Bilmeyenler zaten şu an twitter da bu ismin popülaritesini arttırıyor. Hadi onun da kim olduğunu yazmayalım. Filme bırakalım.

Kaybedenler Kulübü. Özel radyoların yeni yeni peydah olduğu dönemlerde radyo programları popüler hale gelmeye başladığı vakit, bir popüler malzeme olmak istemiyoruz tribiyle son bulan Kent Fm’in güzide eseri. Şimdi sinemalarda. Kahkaha, felsefe, seks, romantizm. Bir potada nasıl erir, aşk nedir, ben neredeyim, gibi bir çok soruyla sizi buluşturacak yapım.

Gidiniz. Paranızın karşılığını alacaksınız.

Serkan Çakmak – Remphin Renovatio

26-mart-2011 / 16:22

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım... Haydi bakalım