Fanteziler gerçek dışı olmak zorundadır. Çünkü istediğiniz şeyi elde ettiğiniz anda, artık onu istememeye başlarsınız. İsteğin devam edebilmesi için, objesinin sürekli olarak eksik olması gerekir. İstediğiniz o şey değil; onun fantezisidir. İstek, çılgınca fantezileri destekler. “Sadece gelecekteki mutluluğumuzun hayalini kurarken gerçekten mutlu oluruz.” derken Pascal’ın anlatmak istediği de buydu.

Bu nedenle “avlanmak, öldürmekten daha zevklidir” ya da “ne dilediğine dikkat et” deriz; ona sahip olacağın için değil; ona sahip olduğun zaman artık onu istemeyeceğin için. İstekleriniz doğrultusunda yaşamak sizi asla mutlu etmez. Gerçek anlamda insan olmak demek, fikirler ve idealler için yaşamak demektir. Hayatınızı istediklerinizin ne kadarını elde ettiğinizle değil, yaşadığınız samimiyet, şefkat ve özveri anlarıyla ölçmek demektir. Çünkü sonunda kendi hayatlarımızı önemli kılmanın tek yolu diğer insanların yaşamlarına değer vermektir.

“Ölümle Yaşam Arasında” (The Life of David Gale)

Continue reading »

 

Can Dostum

Önceki gün resmim hakkında söylediklerini düşündüm. Bütün gece bunu düşündüm. Sonra anladım. Ondan sonra güzel bir uykuya dalıp, seni hiç düşünmedim. Ne anladım biliyor musun? Sen sadece bir çocuksun. Ne konuştuğunu bile bilmiyorsun.

Boston’dan hiç çıkmadın. Sana sanat soracak olsam, bana okuduğun kitapları satmaya kalkacaksın. Michelangelo. Hakkında çok şey biliyor musun? Çalışmalarını, politik etkilerini, papayla ilişkilerini, cinsel tercihini, bütün çalışmalarını söylersin. Ama Sistine Şapeli’nin kokusunu söyleyemezsin. Çünkü oraya gerçekten gidip o güzel tavana bakmadın. Görmedin. Sana kadınları sorsam, neleri sevdiğin hakkında bir sürü şey sayarsın. Belki bir iki kere yatmışsındır da. Ama bir kadının yanında uyanmanın ve mutlu olmanın ne olduğunu söyleyemezsin.

Zorlu bir çocuksun. Sana savaşı sorsam Shakespeare’den bahsedersin, değil mi? Bir kere daha yaklaşıyoruz dostlar. Ama hiç savaş görmedin. En yakın dostunun, kafası kucağında son nefesini verirken sana nasıl baktığını görmedin. Sana aşkı sorsam sonelerden alıntı yapacaksın. Ama bir kadının karşısında hiç tamamen savunmasız kalmadın. Sana gözleriyle hükmedecek birini görmedin. Tanrının seni cehennemden kurtarması için indirdiği melek olduğunu düşünmedin. Onun meleği olmak nasıl bir şey bunu da bilmiyorsun. Bir aşkı sonsuza dek paylaşmayı. Her şeye rağmen. Kansere rağmen. Bir hastane odasında iki ay boyunca elini tutarak sabahlamak ne demek bilmiyorsun. Doktorun gözlerine baktığında “ziyaret saatleri” kuralının anlamsız olduğunu görmesi ne demek bilmiyorsun. Gerçek kayıp ne bilmiyorsun. Çünkü hiçbir şeyi kendinden daha fazla sevmedin. Birini bu kadar sevmeye bile cesaret edememişsindir.

Sana bakınca kendine güvenen bir entelektüel görmüyorum. Ürkek bir velet görüyorum. Ama sen bir dahisin. Bunu kimse inkar edemez. Kimse senin derinliklerini anlayamaz. Sırf bir resmimi gördün diye hakkımda her şeyi bildiğini sanıyorsun. Hayatımı yorumladın. Yetimsin değil mi? Sırf Oliver Twist’i okudum diye hayatının ilk dönemlerinde neler hissettiğini anlayabilir miyim? Bu seni anlatır mı? Şahsen umurumda bile değilsin. Senden bir şey öğrenemem. Sen kim olduğunu anlatmak istemezsen, sırf kitap okudum diye seni anlayamam. Anlatırsan ben varım. Ama sen istiyor musun? Söyleyebileceklerimden korkuyorsun.

Can Dostum Filminden…

Continue reading »

 

Yeşilçam ‘ın unutulmaz sanatçılarının sesinden, birbirinden komik film replikleri bu uygulama ile hep yanıbaşınızda! Büyük ustalar; Kemal Sunal, Şener Şen ve Cüneyt Arkın ‘ın filmlerinden alınan yüzden fazla repliği sizin için uygulamamızda bir araya getirdik. Arkadaşlarınız ile beraber dinleyip, hoş vakit geçirmeniz dileğiyle…

===== Uygulamanın Özellikleri =====

* 50 adet birbirinden komik sesli replik
* Uygulama içi alım ile 0.99$ karşılığında 100 ‘den fazla replik
* Büyük üstadların nostaljik resim galerisi
* Gürültüden arındırılmış, kaliteli ses

  • Category: Entertainment
  • Updated: 08 June 2011
  • Version: 1.0.1
  • Size: 10.8 MB

Uygulmayı indirmek veya incelemek için :

http://itunes.apple.com/tr/app/id437083828?mt=8

Continue reading »

 

Dr. Temperance Brennan namı diğer Bones ve Special Agent Seeley Booth yine bir olay çözümü sonrası yemek yerlerken sohbet ederler.

Fetişizm ve seks üzerine bir dava sonrası…

Brennan : İştahın mı kaçtı?

Booth : Sen at etinden bahsettin diye ben iştahımı kaybetmedim. İştahımı kaybettim çünkü boktan bir seks için olmadıkları bir şeymiş gibi görünüp, etrafta geçit töreni yapan o insanları
düşünmemi sağladın.

Brennan : Boktan olduğunu nereden biliyorsun?

Booth : Olmalı, Bones. Öyle olmalı.

Brennan : Neden?

Booth : Neden mi? Neden olduğunu söyleyeyim.

Biz, hepimiz burada temel olarak yalnız, ayrı ayrı yaşayan bir diğerinin etrafında dolaşan isteğinin tümü gerçek bir ilişkiyi bulmak olan, bunun için ufacık bir ipucunu arayan yaratıklarız.

Bazıları yanlış yerde arar. bazıları… Onlar umudunu kaybetmiştir. Çünkü, kafalarında sadece şunu düşünürler: “Dışarıda bana uygun kimse yok.” Ama hepimiz, tekrar tekrar denemeye devam ediyoruz.

Brennan : Neden?

Booth : Çünkü arada bir… Arada bir… İki insan buluştuğunda, kıvılcım olur… Ve evet, Bones… Erkek yakışıklı ve kız da güzeldir… Ve belki ilk olarak gördükleri tek şey budur… Ama sevişmek…

Brennan : Sevişmek…

Booth : Bu iki insanın bir bütün olmasıdır.

Brennan : İki objenin aynı uzayda yer işgal etmesi bilimsel olarak imkansız.

Booth : Evet ama önemli olan denememiz ve bunu doğru yaparsak, yakınlaşırız.

Brennan : Neye? Fiziğin yasalarını kırmaya mı?

Booth : Evet, Bones… Bir mucizeye. Rol oynamaları ve fetişlikleriyle o insanlar, onların küçük seks oyunları, boktan bir sekstir. En azından gerçeğine oranla kıyaslandığında.

Brennan : Haklısın.

 

Oturdum üşenmedim yazdım. Zira diziyi de, bu iki karakteri de seviyorum.

Continue reading »

 

Bir dizi var 4. sezonu bitti. Yine bir ShowTime yapımı. Tıpkı Dexter gibi sene de 12 bölüm oynayan yarım saatlik eğlenceli, seksi, komik ve bir o kadar dramatik, küfürün yer yer havada uçuştuğu kaliteli yapım. Başrolde David Duchovny var. Kendisini X-Files dizisinden bir çok kişi anımsayacaktır. Dizide Hank Mody adlı yazar rolünde. Gerçi yazamayan bir yazar artık, para kazanmak için Hell-A dergisi için blog yazmaya başlıyor.

 

Blogda takıntıları, sinir oldukları, saplantılarını yazıyor. 1.sezonun 5. bölümünde ise şöyle bir dialogla düşündürüyor insanı.

Hank bir radyop rogramına konuktur ve yaptığı işler üzerine ropörtaja yanıtlar vermektedir. Spiker şöyle sorar :

- “Hank, son zamanlardaki saplantıların nelerdir?”

Hank abimiz çok derin bir mesajla saplar konuyu izleyicinin aklına.

-  “İnsanların gittikçe aptallaşması gerçeği yani bütün bu teknolojiye sahibiz ve bilgisayarlar iki tuşta seviş aletlerine dönüştü. İnternet bizi özgür kılacak, demokrat yapacaktı sözde.Ama bize sunulan şey laiklerle dinciler arasındaki çekişme ve çocuk pornosuna 24 saat erişim imkânı oldu. İnsanlar artık yazmıyor, blog tutuyorlar. Konuşmak yerine özet geçiyorlar. Ne noktalama var, ne imlâ. “Oha falan oldum yane”ler havada uçuşuyor.Bana öyle geliyor ki aptal insanlar güruhu başka aptal insanlarla dil kurumunun söylediklerinin aksine mağara adamı lisanında konuşmaya çalışır bir haldeler.

İşte böyle güzel bir tat,  seyredilesi bir dizi. Dizi sezon finalini çoktan yaptı ve 5. sezon için bekleyeceğiz. Zaten alışık değil miyiz 12 bölüm izleyip 1 sene beklemeye?

Serkan Çakmak – remphin renovatio

Continue reading »

 

Dar Alanda Kısa Paslaşmalar Filminden

Replikler yazılı olarak yazının devamında…
Continue reading »

 

Good Will Hunting filminde deli sahneler, replikler vardır. Türkçesiyle 1997 yapımı Can Dostum filmi. Başrollerde Matt Damon, Robin Williams, Ben Affleck gibi 3 sağlam oyuncu. Ama sadece Robin Williams bile başlı başına izlenme nedenidir.

“Sana kadınları sorsam neleri sevdikleri hakkında bir sürü şey sayarsın. Belki bir iki kere yatmışsındır da. Ama bir kadının yanında uyanmanın ve mutlu olmanın ne olduğunu söyleyemezsin. Sana savaşı sorsam Shakespeare’den bahsedersin değil mi? Ama hiç savaş görmedin. En yakın dostunun kafası kucağında son nefesini verirken sana nasıl baktığını görmedin. Sana aşkı sorsam sonelerden alıntı yapacaksın. Ama bir kadının karşısında hiç tamamen savunmasız kalmadın. Sana gözleriyle hükmedecek birini görmedin. Tanrı’nın seni cehennemden kurtarması için indirdiği melek olduğunu hiç düşünmedin. Onun meleği olmak nasıl bir şey bunu da bilmiyorsun. Bir aşkı sonsuza dek paylaşmayı… ”

“Mükemmel değilsin. Seni şüpheden kurtarayım tanıştığın o kız da mükemmel değil. Asıl soru birbiriniz için mükemmel olup olmadığınız. Önemli olan bu. Dünyadaki her şeyi bilebilirsin ama bunu öğrenmenin tek yolu denemektir. ”

“Belki sen de büyük bir fırtınanın ortasındasındır. Dalgalar küçük kayığının üzerinden geçiyordur. Küreklerin kırılmak üzere…Belki de yapman gereken kayıktan inmek. ”

“Çünkü başına gelen ilk şey onu sevmesi gereken kişiler tarafından terk edilmek oldu. İnsanları kendisine yaklaşmaya fırsat vermeden uzaklaştırıyor. Buna savunma mekanizması denir.”

“Aşk hiç bir zaman pişmanlık duymamaktır.”

Continue reading »

© 2010 - 2012 İçinizdeki İrlandalı © 2004 - 2012 Serkan Çakmak Web Designed by Remphin