Playoff öncesi son 6 hafta. Fenerbahçe, Galatasaray’ın 9 puan gerisinde. Lakin bu hala Galatasaray’ı şampiyon yapacak fark değil. Zira 18 Mart 2012 günü Fenerbahçe – Galatasaray derbisi var. Ve biliyorsuz playoff sisteminde puanlar ikiye bölünecek. Olası bir 9 puan fark durumunda durum 4 puan’a inecek.

Son 6 hafta. Deplasmanlar kazanmamaya yeminli bir Fenerbahçe, ite kaka bir şekilde maç kazandırılan Galatasaray. Bu sezon sanırım böyle bitirecekler. 2000 ruhu, tuz ruhu, bebe ruhi ve niceleri… Hepsi bir araya gelmişler ve başlamışlar çığırmaya “Bütün kızlar toplandık, toplandık. 2000 ruhu için şartlandık, şartlandık.” Ki öyle, bakınız hemen alttaki yedek kulübesin, Fatih’in aslanlarına :)

 

Neyse şaka bir yana son 6 hafta. Önce rakibimize bir bakalım. 2000 ruhu zamazingosuyla çıktıkları yolda; kapıcıdan hocaya kadar yenilenen, bolca transfer yapan ve bu transferleri dünya starı diye!!!! adlandıran sarı kırmızılılar şu an 63 puanla lider durumdalar. Bu sezon kendi sahasında her iki maçın en az birinde rakibi 10 kişi kalan, sıkıştı anlarda penaltılar imdadına yetişen Galatasaray.

Başka bir ülkede olsa oyuncuları kırmızı kırmızı gezecek Galatasaray. Bakınız Melo, Ujfalusi, Eboue, Engin… Hakeme, rakibe durmadan söven; her pozisyona itiraz eden oyuncular. Ama olur böyle şeyler tabi. Herşey ruh çağırma adına. Herşey yoktan var etme adına.

Aslına bakarsanız Galatasaray çok da kolay maç kazanmıyor. Birinin eli bir şekilde rakibe değiyor ve kazanıyor sarı kırmızılılar. Çok geriye gitmeye gerek yok. Galatasaray’ın Gaziantep’i deplasmanda 2-1 yendiği maçta maç 0-0 iken oyundan atılmayan Hakan Balta mı desek, yoksa aynı maçta eski Galatasaray’lı Emre Güngör’ün müthiş hatası mı desek?

Yoksa Kayserispor maçında faulu vermeyen hakem yüzünden pozisyonun devamında atılan golle alınan 3 puan mı desek? Veya oyunun iyice sıkıştığı Mersin deplasmanında Mersin IY’nu önce 10 kişi bırakıp, olmayınca penaltı mı yaratmak desek? Veya son Beşiktaş maçında uzatmalarda atılan golde verilmeyen faulden mi bahsetsek?

Örnekler artabilir. Gözle görülen şu ki bir güç bu takımı şampiyon yapmaya niyetli. Öyle veya böyle. Ama kalan 6 maç, işte liste bu…

Ligde bu sezon inanılmaz bir futbol oynayan Sivasspor deplasmanına gidecek Galatasaray. Lakin ironiktir ki bu maç öncesi Sivasspor’da 2 oyuncu kırmızı kart görerek takımını yalnız bıraktılar. Arkasından ligin bir diğer çıkış yakalayan takımı Gençelerbirliği ile evinde oynayacaklar. Deplasmanda Gençlerbirliği bu maçı alamaz. Puan cepte yani. Ve ardından 12 senedir bir türlü galip gelemedikleri, mabedimize gelecekler. Burada puan farkı 6′ya inecek düşüncesindeyim.

Fenerbahçe maçının ardından Galatasaray evinde üst üste iki maç yapacak. Biri Sadrinin takımı Trabzonspor. Aslına bakarsanız bu sezon Galatasaray da yarı Trabzonspor zaten. Ben zorlamadan maçı vereceklerini düşünüyorum. Bir sonraki maç sıkı Galatasaraylı Orduspor Başkanının ikramı olacak maç. Zaten sezon sonu Galatasaray’a dönecek oyuncular da Ordusporda. Bu da garanti puan yani. Son maç ise ligde kalma adına önemli bir maç olacak olan Manisaspor’a ait. Eğer ki ligde kalma garantilenirse bu maçı da alacaklardır.

Bu 6 maçlık dönemde Galatasaray; Fenerbahçe – Sivasspor ve Gençlerbirliği engellerine takılmaya gebe. Kalanı cepte hazı 9 puan zaten.

Bunca Galatasaray rakip değerlendirmesinden sonra kısa bir Fenerbahçe turu yapacağım. Zira neredeyse her hafta oyunu, durumu eleştiriyor, yazıyoruz. Kalan maçları konuşmamız yeterli olacaktır. İşte o kalan 6 maçın listesi…

Fenerbahçe’nin bu sezon tek kozunun evindeki maçlarda boynunun bükülmemesi olduğunu artık cümle alem biliyor. Zira evimizdeki oynadığımız 13 maçta 11 galibiyet ve 2 beraberlik alırken; bu maçlarda 28 gol atıp sadece 9 gol yedik. Yani Kadıköy artık kale ötesi. Kalan 6 maçın 4 tanesi de evimizde olduğundan bu süreci kayıpsız geçeceğimizi düşünüyorum. Gençlerbirliği, Galatasaray, Bursaspor ve Antalyaspor gibi zorlu takımlarla evimizde oynamamız büyük avantaj. Buradan en kötü 10 puanla çıkacağımızın kanaatindeyim.

Kalan 2 maç ise deplasmanda. Bunlardan biri oyuncusu, forması, başkanı kalmayan ve düşen Ankaragücü. Bu da kesin bir maç. Diğeri ise 1 nisan şakası hesabı Trabzonspor maçı. Biliyoruz ki bu maç onlar için kazanmaktan öte, artık kan davası. Burada bir 3 puan daha verebiliriz. Yani kalan 6 maçtan 13 veya 15 puan çıkartacak güçteyiz.

Kısaca şu an ligin durumu 9 puan fark olarak görülüyor. Bana göre kalan 6 maçta Galatasaray 12, Fenerbahçe 15 puan çıkartacaktır. Muhtemelen playoff’a da 6 puan fark ile girilecektir. Bu da playoff yarışında farkın 3 olacağı anlamına gelir. Ondan sonrası güçler savaşı tamamen.

Adil yönetimlerin beklenmediği, birilerinin sürekli desteklendiği bu ligde; umarım son gülen yine biz, yine Fenerbahçe olur.

Serkan Çakmak

28 Şubat 2012

Continue reading »

 

Ligin 21. Haftasında İstanbulda, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda; 21 Ocak 2012 saat 19.00′de oynanacak maçı hakem Bülent Yıldırım yönetecek.


21. Hafta öncesi Fenerbahçe 42 puanla 2. Sırada yer alırken, Kayserispor 26 puanla ligde 10. Sırada. Ligin ilk yarısında Kayseri’de oynanan maçı Fenerbahçe Caner’in attığı golle 1-0 kazanmıştı.

Maçın Hakemi : Bülent Yıldırım

Bülent Yıldırım 20 haftada ligde 9 maç yönetti. Bu maçlarda ev sahibi takımlar 2 kere kazanırken, deplasman takımları 5 kez sahadan galip ayrıldı. 2 maç ise berabere bitti.

Yıldırım 9 maçta 40 sarı, 4 kırmızı kart çıkartıken; ev sahibi takımlara 23 sarı – 3 kırmızı, deplasman takımlarına 17 sarı – 1 kırmızı kart gösterdi.

Bülent Yıldırım bu sezon Fenerbahçe’nin deplasmanda Gaziantepspor’u 3-1 yendiği maçta düdük çalarken, ilk kez bir Kayserispor maçında görev alacak.

Ev Sahibi Takım Fenerbahçe :

Sakatlığı bulunan Semih ve Bekir, Afrika kupasına giden Dia yarın forma giyemeyecek. Kaptan Alex, Serdar Kesimal ve sakatlıktan yeni dönen Sezer’in durumu ise maç günü belli olacak. Bekir arka adalesinden, Semih ise belinden sakat görülüyor.

Fenerbahçe ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi. Son 5 maçta 3 galibiyet ve 2 beraberlik aldı. Oynadığı son lig maçında deplasmanda Manisaspor’u uzatmalarda bulduğu golle 2-1 yendi.

Fenerbahçe ligde geride kalan 20 maçta 12 galibiyet, 6 beraberlik ve 2 mağlubiyet alırken; 20 maçta 30 gol atıp, kalesinde 17 gol gördü. Fenerbahçe, 42 puan topladı.

Fenerbahçe bu sezon kendi evinde hiç yenilmezken; Kadıköy’de 9 maçta 7 galibiyet ve 2 beraberlik aldı. 9 Maçta 16 gol atan Sarı Kanarya, kalesinde 6 gol gördü ve 23 puan topladı.

Fenerbahçe’de ise 20 maçta gol ayakları çok çeşitli duruyor. En golcü isimler; 5’er golle Alex De Souza – Cristian Baroni ve Miroslav Stoch olurken, Henri Bienvenu’nün de 4 golü bulunuyor. Bu 4 gol ayağından kaptan Alex’in oynayıp oynamayacağı maç günü belli olacak.

Yarın akşam Fenerbahçe forvetinde Henri Bienvenu’nün yine yedeği bulunmuyor. Semih’in sakat, genç isim Berk’in Kayseri Erciyes’e kiralanması ve zaman zaman forvet hattında denenen Issiar Dia’nın Afrika Kupasına gitmesi nedeniyle Bienvenu tek seçenek olarak sahada yer alıyor olacak.

Fenerbahçe’de Caner Erkin, Gökhan Gönül, Serdar Kesimal ve Reto Ziegler 3’er sarı kart ile ceza sınırında bulunuyor. Bu oyuncular kart görmeleri durumunda bir sonraki maç olan IBB maçında forma giyemeyecekler.

Yarınki maç öncesi kadroda kırmızı veya sarı kart cezalısı oyuncu bulunmuyor.

Fenerbahçe’de şu an en formda isim Miroslav Stoch olarak görülürken; forvet hattındaki ciddi formsuzluk taraftarın canını bir nebze sıkıyor.

Fenerbahçe kendi sahasında oynadıpı son maçta Gaziantepspor’u 3-1 yenerken; son lig maçı olan Manisaspor’u depolasmanda 2-1 yenmişti.

Fenerbahçe’nin son 2 lig maçı da üst bitti.
Fenerbahçe ligde 20 maçta; ilk yarılarda 10, ikinci yarılarda 20 gol buldu.
Fenerbahçe’nin 12 maçı alt biterken sadece 8 maçı üst bitti.
Fenerbahçe, Kayserispor’a yaptığı son 6 maçta alt bitti.

Beklediğim muhtemel kadro

Volkan

Gökhan Gönül – Serdar Kesimal (Orhan Şam) – Yobo – Ziegler

Mehmet Topuz – Baroni – Emre – Caner

Miroslav Stoch

Alex De Souza ( Bienvenu)

Misafir Takım Kayserispor :

Misafir takım Kayserispor’da kart cezalısı oyuncu bulunmazken; milli takımına giden Amrabat, ameliyat olan Cangele ve baldırından sakat olan Biseswar kadroda yer almıyor.

Kayserispor ligde oynadığı son 5 maçta 1 galibiyet ve 1 beraberlik alırken, 3 maçtan da mağlup ayrıldı. Kayseri son lig maçında kendi sahasında Gaziantepspor’la 1-1 berabere kaldı. Ligdeki son deplasman maçını ise Antalyaspor’a 1-0 kaybetti.

Kayseri ekibi geride kalan 20 haftada 8 galibiyet, 2 beraberlik ve 10 mağlubiyet alarak ligde 26 puanla 10. Sırada yer alıyor. 20 maçta Kayserispor; 22 gol atarken, kalesinde 21 gol gördü.

Kayserispor ligde en az berabere kalan takım olarak göze çarpıyor.

Kayserispor deplasmanda oynadığı 9 maçta; 3 galibiyet ve 6 mağlubiyet alırken hiç berabere kalmadı. 9 maçta 6 gol atıp, kalesinde 10 gol gördü ve 9 puan topladı.

Geride kalan haftalarda Kayserispor’da en golcü isimler : Gökhan Ünal 7 gol, James Troisi 5 gol
Takımın en hırçın oyuncuları ise 7 sarı kart ile Jonathan Santana ve 6 sarı kart ile Eren Güngör
Kayserispor deplasmanda oynadığı son 6 maçta 1 galibiyet, 5 yenilgi aldı .
Kayserispor’un son 10 lig maçının 9’u alt bitti.
Kayserispor’un son 10 lig maçının 9’unda karşılıklı gol olmadı.
Kayserispor son 3 maçta galip gelemedi (1 beraberlik, 2 yenilgi).

21. Hafta Öncesi Süperlig Puan Durumu

Continue reading »

 

Büyük Fenerbahçe Mitingi – Aziz Yıldırım Mesajı ve Mektubu

Gencinden yaşlısına, kadınından çocuğuna hepimiz biriz ve hep birlikte bir tarih yazıyoruz. Biliyoruz ki, yaşamakta olduğumu bu acılar bizleri öldüremez, ancak güçlendirir

Bugün onların sahalarda kazandıkları başarılar, bizlerin suçsuzluğunun en büyük kanıtıdır. Onlar emekleri çalınmaya, lekelenmeye çalışılmış olanlardır. Ancak yine de büyük bir inançla formamızı terletip, Fenerbahçe’nin adının her zaman olduğu gibi zirveye yazdırmak adına mücadele etmeye devam etmektedirler.
Fenerbahçe Kulübü bu sene de mücadele ettiği tüm branşlarda şampiyonluk ipini göğüsleyecek ve bir kez daha kendisine leke atmaya çalışanlara en güzel cevabı verecektir. Bizlere başarılar, gururlar yaşattıkları ve başımızı her zaman dik tuttukları için başta futbol takımımız olmak üzere tüm takımlarımıza, tüm sporcularımıza ve 12. adam taraftarımıza teşekkür ediyorum.

Bizler suçsuzuz ve bunu herkesin önünde ispatlayacağız. Bizleri yok etmek isteyenler karşısında hep birlikte duracağız. Tüm arkadaşlarım ve şahsım adına sizlere çok teşekkür ediyorum

Aziz Yıldırım

video


Continue reading »

 

Büyük Fenerbahçe Mitingi – Rıdvan Dilmen Konuşma Videosu

video


Continue reading »

 

Büyük Fenerbahçe Mitingi – Aykut Kocaman

Taraftarlar : Nasıl Koydu Aykut Kocaman?
Aykut Kocaman : Çok Özür Dilerim. Çok Ani Oldu.

video


Continue reading »

 

“Can Sağlığı” ve “Nazar Boncuğu” Şenliği de nedir şimdi diyenler vardır. Veya bu nasıl bir tanımlamadır. En kısa ve net ifade ile Fenerbahçe Spor Kulübü her branşında bu seneki kayıplarda sarfettiğimiz sözdür. Bir bunun arkasından gelen “Onur ve Şeref Mücadelesi” tanımlaması vardır ki lezzetinden yenmez. Ki burada bir ironi de onur ve şeref aynı anlama gelmektedir.

Tamam çok yorgunuz, kızgınız, hakkımız yendi, her gün bir sürü laf söyleniyor değerlerimiz için… Başkanımız içeride, yöneticilerimiz içeride, her birimiz zan altında… Şampiyon muyuz, değil miyiz bu bile net değil. Hakkımız olan şampiyonlar ligine gidemedik ve 3 tane oyuncumuzu da kaybettik. Hepsine tamam, kabul. Lakin bunlar bahane değil bazen. Kötü futbola asla ve asla kılıf olamaz. Dikkat hala ve sadece futboldan bahsediyorum.

Fenerbahçe Futbol Takımı bu sezona yanlış hatırlamıyorsam hiç tam kadro çıkamadı. Milli takımdan sakat dönen oyuncular, haksız kart cezalıları belimizi büktü. Lakin buna rağmen bu lig için güzel bir kadromuz var bizim. Ama bir türlü istediğimizi yapamadık. Zira kendi kendimizi de vuruyoruz bazen.

Bu sezon yapılan en iyi transfer kiralık Ziegler’dir. Bunu kimse tartışmaz. Ama asıl transfer elindeki oyuncuyu kullanabilmekse eğer; henüz Aykut Kocaman bunu başaramamıştır. Karakterine sözüm yok, çok efendi insandır ama Aykut Kocaman saha kenarında Fenerbahçe için yeterli bir isim değildir. Gülmez, konuşmaz, sevinmez, oyuncusuyla sevinemez, kenardan taktik veremez, oyunu doğru okuyup ne kadro kurabilir, ne de oyuncu değişebilir. Şu an herkes susuyorsa bunun da en büyük sebebi içinde bulunduğumuz kaos ortamıdır. Başkanımız çıksın, herşey rayına otursunu, bu konuyu çok konuşacağız. Şimdilik bana sövebilirsiniz.

Bu takımın savunmasında yedek isimlerden biri olan Bilica, yaptığı o terbiyesizlik sonrası Fenerbahçe formasını giyse dahi benim saygımı haketmemektedir. Fenerbahçe Kulübü karakterine uygun bir şekilde, böylesine birisinin takımda tutulması da bana göre yanlıştır.

Bu sezon özellikle son maçlarda savunmada Gökhan Gönül’ün büyük düşüş yaşadığı, Bekir’in ise her maç üzerine koyarak yükseldiği gerçeği de perdelenemez. Gökhan’ın sorununu hiç birimiz bilmediğinden ben sakatlığa bağlı olduğunu düşünüyorum. Henüz hazır olmadığını, hata yaptığını ve kendisini bu yüzden çok zorladığına inanıyorum.

Defansta henüz Orhan Şam ve Serdar Kesimal’ı izleyemediğimizden yorum yapamayacağım. Her iki yeni transferin de sakat gelmesi ayrı bir soru işaretidir. Yine kiralık gelen Yobo, sezonun iyilerindendir.

Orta sahada Mehmet Topuz’un sakatlığı Fenerbahçe’yi en çok sıkıntıya sokan durumdur. Zira her sakatlandığında yerine konan Özer Hurmacı’nın bu takım oyuncusu olmadığı, savunma yapamadığı, ileriye top taşıyamadığı ve her aldığı topu açıkça ezdiği yine su götürmez bir gerçektir. Aykut Kocaman kendisinde nasıl bir ışık gördü bilmiyoruz ama ben Fenerbahçe’ye geldiğinden beridir, kendisini formaya layık görmüyorum. Bunun yanında Uğur Boral geçen sene ayrılmak istiyordu. Zamanıdır. Gönderebilirsiniz.

Bu sene Baroni ve Caner orta sahada kendilerini iyice ileriye taşırken, Emre Belözoğlu’nun inişli çıkışlı grafiği; kafasının tam anlamıyla futbolda olmaması bir sorun olarak görülüyor. Bu noktada dönüşümlü olarak yeni transfer Sezer ve topu her zaman ileri taşıyıp, takıma can veren Stoch’un forma giymesi gerektiği de önemli bir noktadır.

Alex’in hem fizik olarak şu an hazır olmaması, hem yaş itibari ile ve hem de mentalite olarak yorgunluğu maçlarda yüzünden okunmakta. Ama asıl problemimiz şu an bir golcü olmaması. Fenerbahçe standartlarının yarısı bile olmayan Bienvenu ve formdan güçten tamamen düşmüş Semih’in pek de bir katkısının olmadığını söyleyebiliriz.

Takım hakinde bakarsak eğer; topu ileri taşıma ve önde baskı kurmak anlamında ciddi problemler yaşıyoruz. Manisa maçının ikinci yarısı, Beşiktaş maçının ilk yarısı, Sivasspor maçının tamamı, Eskişehir maçının ikinci yarısı ve son maç olan Gençlerbirliği deplasmanında oyunun neredeyse 30-80 dakikaları arası sahada yürüyen bir takım vardı. Çok açık bir şekilde yürümek.

Dünkü maç sonu açıklamasında da Ali Koç durumun farkında olarak “Oyun olarak vitesi 1-2 kademe arttırmalıyız” gibi bir söz söyledi. Zira Fenerbahçe son 5 maçında 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet alırken; 7 puan kaybetti. Bu 5 maçta 4 gol atıp, 4 gol yedi.

Bu son 5 maçın öncesindeki maç olan Samsunspor maçınında berabere bittiğini ve iyi bir oyun koymadığımızı da eklemek lazım. Gol yollarında çok kısır bir sezon yaşıyor olmamız ve kısa zamanda çok fazla puan kaybetmemiz de aklımda soru işaretlerini beraberinde getiriyor : Neden bu büyük düşüş?

Her puan kaybından sonra “nazar boncuğu olsun”, “canınız sağolsun” dedikçe taraftar bana göre oyuncularda bir rahatlamaya neden oldu. Baskı yok, eleştiri yok, soran yok… Kaybetseler ne olur, kazansalar ne olur durumuna gidiyor iş. Kemik kadronun yerinde olduğunu, gidenlerin yerine oyuncu hala olduğunu düşünürsek; maç kazanmalarının veya iyi oynamalarının tek nedeni Aziz Başkansa şayet, daha büyük bir sorunumuz var demektir.

Aziz Yıldırım bu takımın herşeyi ise eğer ve maçlar onun sayesinde kazanılıyorsa; onun yokluğunda bittik demektir. Bana kalkıp artık kimse nazar boncuğu demesin, ben boncuk dizmekten çok sıkıldım. Eğer ki kendimizi ispat edeceksek, bu bizim onur yılımızsa daha iyi oynamamız lazım. Maç kazanmamız lazım.

Bu adamlara top oynamayı hatırlatmamız lazım. Bu hafta Ankara deplasmanında 2 puan bıraktık. Son olması dileğiyle…

Dar ağacında olsak bile, son sözümüz Fenerbahçe…

Serkan Çakmak
26-11-2011
Continue reading »

 

Spor Toto ligde 4. haftanın açılış maçı : Kayserispor – Fenerbahçe…

Ligde 4. hafta, pardon 4. maç diyelim. Zira 11 günde 4. maç bu. 3 maçta 7 puan alan ve takımın yarısı hastanede olan bir Fenerbahçe, 3 maçta sadece 1 galibiyet alan Kayserispor… İddia oranları da Fenerbahçe favori diyor. Maç öncesi kadrolara bakıyorum “Bu işte yine ciddi yanlışlar var” diyorum.

Önce bir kadroyu anımsayalım : Volkan, Orhan Şam, Bilica, Yobo, Ziegler, Özer, Baroni, Gökay, Caner, Alex ve Bienvenu

Yedeklerde olan Stoch, Dia, Sezer, Uğur Boral, Bekir ve Semih gibi isimler var… Gökhan Gönül, Serdar Kesimal, Mehmet Topuz, Emre ve Selçuk’un yokluğunda bu 5 isminde kenarda oturması açıkçası şaşırtıcıydı. Geçen 3 maçta kötünün kötüsü ve kredisi olmayan Bilica’nın hala sahada olması Aykut’un ne düşündüğünün göstergesidir. Takımı ben kurarım, kimse umurumda değil! Yanlış yoldur.

Fenerbahçe savunmasında Volkan’a bu seneye kadar sanırım bu kadar geri pas yapılmamıştı. Bunun da en büyük sorumlusu Bilica’dır. Geçen hafta kendi kalesine topu gönderen Bilica’nın bu hafta kenarda oturup, stopere Bekir’in konabileceğini düşünmek gerekirdi. Zaten Bekir’in asıl yeri sağ bek değil stoper mevkisiydi. Savunmas kurgusunda ciddi sıkıntılarımız hala devam ediyor. Sakatlık raporlarına göre Gökhan ve Serdar’ın 2 hafta daha oynamayacağını ve en az 1 hafta da kondüsyon sıkıntısı çekeceğini düşünürsek yaklaşık 3 hafta daha defans kurgusunda “deneme tahtası” yaftasını sağda solda okuyacağız. Defansın şuan tek sağlam yeri sola kayan kısmı : stoper solunda Yobo ve sol bekte Ziegler çok başarılılar.

Dünkü kadroda orta sahanın sağında Özer’i görmek yine beni şaşırtan bir diğer unsurdu. Arkadaşlarına pas atmaktan, rakip topla üzerine geldiğinde hamle yapmaktan ve hızlı hücuma çıkmaktan bu kadar aciz bir oyuncuya 90 dakika tahammül edilmesine anlam veremiyorum. Dün gördük ki bu arkadaş ne top taşıyıp kanattan orta yaptı, ne Amrabat üzerine geldiğinde hamle yaptı. Bunları da geç oyunun 2. yarısında sağ kanatta dahi değildi. Bu yüzden Fenerbahçe sağ kanadından çok rahat top taşıdır Kayserispor. Sol kanadında Ziegler ve Caner yer değiştirerek oynadıklarından sol kanat kilitliydi. Özer bu takımın oyuncusu değil arkadaş!

Bir diğer orta saha faciası da Gökay’dı. Emre ve Selçuk’un yokluğunda tecrübesiz, fizik gücü sıfır, pas atmayı henüz tam başaramayan ama iyi niyetle oynayan Gökay için forma çok çok erken. Yerine Sezer, Caner oynayabilecekken; zor bir deplasmanda forma verilmesi ne kadar cesaret işi olsa da büyük hataydı.

Dün kaptan Alex’in yorgun olduğunu söylersek ve forvette Bienvenu’nün çok yalnız kaldığını not düşersek sanırım kısaca maçı özetlemiş olacağız. Bunca eksik karşısında ben kadroda sağ ve sol açıklarda Dia-Stoch veya Stoch-Uğur Boral gibi beklerken; Aykut Hoca’nın bu mantıksız kadro dizilimine anlam veremedim. Her neyse.

Maçın 6. dakikasında Alex’in Baroni’ye bıraktığı topu, Baroni de şık bir pas ile Caner’e bırakınca, Caner’in vurmaktan öte bir hareket yapmasına gerek kalmadı ve Fenerbahçe golü çok erken buldu. Ancak bu golden sonra anlamsızca geri yaslanan ve 90 dakikayı böyle tamamlayan Fenerbahçe; kalesinde de ciddi sıkıntılar yaşamadı değil hani.

Maçta Orhan Şam ve Bilica’nın elle oynadığını, pozisyonların penaltı olduğunu söyleyenler var. Doğrudur ancak sadece Bilica’nın pozisyonu elle oynama olarak değerlendirilebilir. Zira Orhan Şam’ın pozisyonunda, oyuncunun dikiz aynası olmadığı için sırttan gelen topu hava mücadelesinde görmesi mümkün değildir.

Velakin bu 2 pozisyonu konuşan gerek köşe yazarları, gerek eski hakemler gerekse Fenerbahçe’li olmayan bukalemun kardeşliği üyeleri; net 2 kırmızı kartın da çıkmadığını bilmeleri gerekir. Önce Zieglerin ayağını ezen Gökhan Ünal ki kasıtlı gibi geliyor hareket, sonrasında Caner’i sedyeyle gönderen Santana’nın bu seneki kurallara göre açıkça kırmızı görmeleri gerekirdi. oysa hakem oyuna devam demeyi uygun görmüştü. Yani kısacası hakem dün hiç bir şeyi görmeden sadece gezinen topu izlemekle meşguldü.

Öyle veya böyle geçmiş 3 maçta bariz golü iptal edilen ve maçlarda penaltıları çalınmayan, bunca sakatı olup, 3 yıldızını kaybeden son şampiyon Fenerbahçe; 4 maçta 10 puan toplayarak dikkat edin, ben ölmedim mesajını verdi. Şimdi 91-0 gün kadar ara var ligde. Umudumuz sakat oyuncularımızdan en az 2 tanesinin geri dönmesi. Zorlu İBB maçı öncesi inancımız tam.

02 Ekim 2011 Pazar 20:00 Fenerbahçe – İBB maçı için Saraçoğlundayız…

Serkan Çakmak

istatistikler ve fotoğraflar ntvspor.net’ten alınmıştır.

Stat: Kadir Has
Hakemler: Kuddusi Müftüoğlu , İsmail Şencan , Serdar Akçer
Kayserispor: Navarro , Hasan Ali , Eren , Zurab , Amrabat , Santana , Nunez , Sefa  (Dk. 86 Nadir ), Hasan  (Dk. 66 Gökhan Ünal ), Engin  (Dk. 66 Abdullah ), Pekarık
Fenerbahçe: Volkan , Ziegler , Yobo , Alex  (Dk. 78 Sezer ), Gökay , Bienvenu , Özer , Baroni , Bilica , Orhan  (Dk. 84 Bekir ), Caner  (Dk. 89 Uğur )
Sarı kartlar: Dk. 41 Eren, Dk. 55 Zurab, Dk. 90 2 Santana (Kayserispor), Dk. 55 Orhan, Dk. 88 Volkan (Fenerbahçe)
Gol: Dk. 6 Caner (Fenerbahçe)

Continue reading »

© 2010 - 2012 İçinizdeki İrlandalı © 2004 - 2012 Serkan Çakmak Web Designed by Remphin