Sayfalar
Son 10 Şey
- Fenerbahçe ve 5 Şubat Maçları
- Fenerbahçe – Beşiktaş Maç Öncesi Son Detaylar
- Hafta Sonu İddaa
- Android İçin Hava Durumu Uygulaması
- Samsunspor – Fenerbahçe Maç Öncesi Son Detaylar
- Lady Antebellum – Need You Now (2010 Remix)
- Dolores Moran (1924-1982)
- 29 Ocak Gecesi Twitter Kayıntısı
- Fenerbahçe – Mersin IY Maç Öncesi Son Detaylar
- iOs ve Android İçin Photo Editor : Aviary
Kategoriler
- Altyazı Çevirilerim
- Bilgisayar Destek Ünitesi
- Düşünce Pompası
- Edebi Kayıntılarım
- Eğlenceli Fotoğraflar
- Eski 45likler
- Eskiden Böyle Şeyler Vardı
- Fotoğrafik Pompa
- Gereksiz Yazılar
- Güzel Şeyler
- Güzel Söz Dediğin
- Heber Pompası
- İndir Kuyusu
- İnternet Destek Ünitesi
- Istasy10
- Karikatür Komedya
- Makale Gibi
- Mobil Teknoloji
- Müzik Defteri
- Paramedikal Günce
- Pompalamaya Devam
- Retro
- Sanatı Güzel Fotoğraflar
- Sevecen Yazılar
- Sinematografi
- Sportif Kayıntılar
- Teknolojik Hareketler
- Video Mideo
Spam Blocked
Etiketler
serkan istanbuldan bildiriyor…
canımız acımasın diye giderek daha da artıyor mesafelerimiz. kim olursa olsun, aramıza duvarlar örüyoruz. birbirimizi gördüğümüz ama “bize dokunmasını engelleyecek” engellere donatıyoruz etrafımızı.denizde bir dalga kıran misaliyiz. içimize, etrafımıza çimentolardan kalıplar döküyoruz. bu yüzdendir herkesle ilişkimiz sadece merhaba,merhaba…
birine değer verdiğinde canın yandığını unutur olduk. unutanlar artık yaşı otuzlarına gelmiş ve hatta geçmiş olanlar elbetteki. yeni neslin değer, sevgi, ilişki, aşk, hayat kavramlarını doldurdukları anlamın “iletiler”den ibaret olduğunu, yaşamlarının “baş parmak sessizliğinden” ibaret olduğunu, yaptıkların her şeyin an be an bir “sidik yarışı” olduğunu zaten görüyoruz.
sanırım birisini sevmenin bir diğer yanının “sorunlarına, üzüntüsüne, hatalarına” ortak olmak olduğunu, bir metadan ibaret olmadığını, sadece “var” olmasından öte bir şey olduğunu unutan sözde sosyal hayvanl olduk. her hangi bir eleminasyon sistemi ile “şu böyle”, “bu kişi şöyle” diye kıstıtlamayacağım.
herkes aynı haliçe akan boklu dere nasılsa. herkes koy götüne rahvan gitsin modunda. şu kadarcık yazı sonunda bir çok kişinin aklında “öyle olmak isterdim/istiyorum” ampülleri yanacaktır. ama öyle olmak isteği yetmez, yetmeyecektir. hindi gibi düşünedurun siz. benim şimdi star gate sg-1 saatimdir.
akıllara kan pompala serkan, herkes senden nefret ediyor.
serkan çakmak
8 mart 2011 – 21:40
Sevdiğiniz kadına hediye almak…İki matematikçi Londra Üniversitesinde aynen bu soruya değinmişlerdi.
En etkileyici hediyeyi seçebilmek adına oyun teorisini kullanarak analiz yaptılar. Amacının kızı etkilemek olduğunu varsayarsak: Şu çok cömertçe hediyeyi bulmuşlar, bir adam için çok pahalı, ama mali değeri aslında hiç olmayan bir şey, bir erkek için kızı etkilemenin en iyi yoluymuş.

kadın ve hediye
Öyleyse,neden ona biraz çiçek almıyorsun? Hatta biliyor musun? Onu şık bir restorana yemeğe götür.
Her zaman en iyi çözümdür.
Serkan sevgilerle akıllarınızdan öper…
her zaman kolay değil sevmeden sevişmek

Sevmeden Sevişmek
valla başlık teomanın bir parçasına ait.
sevmeden sevişilir mi? benim bilgim dahilinde sevişmek karşılıklı sevme eylemidir.cinsel çağrışım değildir.tamam artık cinsel çağrışıma tabi tutanlar daha fazla.eski türk filmlerinde hulusi kentmen filiz akına “ne yapıyorsunuz kızım?” diye sorduğunda, filiz akının “hiç sevişiyoruz babacığım” replikleri artık yok biliyorum ama…
(daha fazla…)

