Sayfalar
Son 10 Şey
- Fenerbahçe ve 5 Şubat Maçları
- Fenerbahçe – Beşiktaş Maç Öncesi Son Detaylar
- Hafta Sonu İddaa
- Android İçin Hava Durumu Uygulaması
- Samsunspor – Fenerbahçe Maç Öncesi Son Detaylar
- Lady Antebellum – Need You Now (2010 Remix)
- Dolores Moran (1924-1982)
- 29 Ocak Gecesi Twitter Kayıntısı
- Fenerbahçe – Mersin IY Maç Öncesi Son Detaylar
- iOs ve Android İçin Photo Editor : Aviary
Kategoriler
- Altyazı Çevirilerim
- Bilgisayar Destek Ünitesi
- Düşünce Pompası
- Edebi Kayıntılarım
- Eğlenceli Fotoğraflar
- Eski 45likler
- Eskiden Böyle Şeyler Vardı
- Fotoğrafik Pompa
- Gereksiz Yazılar
- Güzel Şeyler
- Güzel Söz Dediğin
- Heber Pompası
- İndir Kuyusu
- İnternet Destek Ünitesi
- Istasy10
- Karikatür Komedya
- Makale Gibi
- Mobil Teknoloji
- Müzik Defteri
- Paramedikal Günce
- Pompalamaya Devam
- Retro
- Sanatı Güzel Fotoğraflar
- Sevecen Yazılar
- Sinematografi
- Sportif Kayıntılar
- Teknolojik Hareketler
- Video Mideo
Spam Blocked
Etiketler
Sivas Galip Geldi Ya Lig Biraz Daha Temiz Şimdi
Tam 27 maç yenilmemiş bir takım düşün. Dile kolay neredeyse 1 sene… İçeride ve dışarıda, kazanmış veya berabere kalmış.
4 aydır üzerine oyunlar oyunan bir takım düşün. Başkanı, asbaşkanı,yöneticileri tutuklanmış…Oyuncularının bir kısmı gitmiş ve hakkı olan avrupa kupa macerası alınmış…
Ve bir taraftar düşün…Her gün kendisiyle dalga geçen bir ülke insanın 3/4′üne karşı dimdik ve beraber ayakta kalmış…
Muhteşemsiniz Fenerbahçeliler… Saygı duymak gerekir.
27 maç sonunda serinin başladığı takım Sivasspor ile son buldu yenilmezlik armadası. Başarıdır, alkışlanmalıdır, saygı duyulmalıdır. Top toplayıcısından, forvetine kadar bu takım ayakta alkışlanmalıdır. Bunca eksikle, sorunla, problemi bitmeyen günlerine inat yoluna devam ediyor Fenerbahçe.
Her gün onlarca insanın söylediği laflara kulak tıkıyor bu takımın taraftarı. Zira başkanına inanıyor, takımına inanıyor. Milyonlarca insan diline, dinine, siyasi görüşüne bakmadan tek bir gaye için tek yürek oluyor. Bu sevgi anlatılamaz işte…
Lakin biz yine de iğneyi, çuvaldızı batıracağız kendimize… Zira kaybedilen 2-0′lık Sivasspor maçına değineceğiz kısaca. Yorgun bizim çocuklar. Çok haklılar. Haftayı kapatan bir takımın, yeni haftayı 3 gün sonra açtığı hangi ülkede görülmüştür? Milli takıma gönderdiği her oyuncusu sakat dönen kaç takım vardır? Kaç takım hakem hatalarının bu kadar bariz olduğu maçlara çıkmıştır?
Bu ülkede “Fenerbahçeli olmak, terörist olmaktan daha kötü birşeydir” demiştim önceden ve bunu sürekli söylüyorum. Nerede birisi “Ben Fenerbahçeliyim” dese, vur abalıya oluyor. Çünkü kimse vazgeçmedi bu renklerden, sevdadan…
Ne diyorduk… İğne ve çuvaldız meselesindeyiz. Sivasspordan yediğimiz ilk golün ofsayt olması, rakip oyuncuların kramponlarının oyuncularımızın suratlarına inmesi ve böylesine berbat bir sahada oynamanın güçlüklerini elbette herkes yazdı ve yazacaktır. Ben orada değilim. Yenilgiye saygım var elbet ama “Ah Aykut, daha dikkatli olsaydın” diyecek kadar da dikkatle takipteyim.
Bu sene çok sıkıntılıyız. Kadromuz dar, yeterli transfer yapamadık ve çok iyi oyuncular kaybettik. Lugano, Santos ve Niang gibi ilk 11 isimlerini kaybettik. Bu noktalardan bir tek Santos’u telafi ettik : Ziegler. Hala diyorum “Bu sene Fenerbahçe’nin en iyisidir” diye.
Orhan Şam, Serdar Kesimal gibi isimleri aldık ama hala sakatlıklarla boğuşuyorlar. Sezer Öztürk’ü de aldık lakin hazır göremedik daha. Tüm bunlara milli takıma gidip geldikçe sakatlanan Gökhan Gönül, Mehmet Topuz, Selçuk Şahin’i ekle… Kadro sıkıntısı gündemde işte. Yetmedi mi? Üzerine 3 günde bir maçları ekle. Tamamdır işte.
Ama bu da yetmedi ki geçtiğimiz haftalarda bu takım neredeyse bir 90 dakikayı da 10 kişi oynadı. Sanırım ki öyle Savcı’ya Alex olmadan da maç alınır mesajı verildi. Ama yetmez asla kimseye, vurun abalıya…
Bunca sorunun, sıkıntının arasında ne kadar efendi, ne kadar adam gibi adam olsa da saha kenarında hala eksik bulduğum Aykut’sal hatalar da var. Öncelikle çok stabil bir oyun stilimiz var. Bunu ezberledi herkes. Bu sene Barcelona nasıl rakipleri karşısında zorlanıyorsa, biz de zorlanıyoruz. Çünkü onların rakipleri de Barca’yı ezberledi. Biz de ezberlenmişiz.
Rakiplerimiz korneri atacak adamdan tut da, gelen topun düşeceği yere kadar; kaçıncı dakikada oyuncu değişecek ve kim oyuna gireceğine kadar biliniyoruz. Dar bir kadroyla, aynı oyuncularla oynuyoruz. Araya sıkıştırmadan edemeyeceğim; aynı oyuncu ve stille oyun konusu Fenerbahçe Ülker ve Fenerbahçe Universal takımları için de geçerli. Eğer ki tüm maçları benim gibi izliyorsanız farkedeceksiniz.
Rotasyona gidilmesi gereken dönemlerdeyiz. Takım yorgun, sakat ve acılar içinde oynayan çok topçu var. Ve dikkat ederseniz kenarda oturan iyi oyuncularımız da var : Uğur Boral, Stoch, Selçuk Şahin, Orhan Şam, Sezer Öztürk, Hasan Erbey, Gökhay, Berk Elitez ve hatta gerekirse Bilica…
Lakin Aykut çok fazla standart gidiyor ve bu da tehlike demektir. Milli maç arası bize yarayacak birşey değil zira, sürekli oynayan oyuncularımız bu haftayı da dinlenmeden geçirecek. Dikkat edilmesi gereken husus kısaca budur. Ezberlendik ve ezber bozmamız şarttır.
Bu sezon her ne kadar hiç bir taraftar sonuçları önemsemiyorum dese bile kusura bakmasın kimse ama biz Fenerbahçeliyiz ve her zaman galip gelmek isteriz. En kötü günümüz buysa, tamam yine Fenerbahçe ölümüne Fenerbahçe. Kimse bize kızmasın ama içimizdekileri de söylemek zorundayız.
Şimdi bu hafta Sivasspor’a yenildi ya bizim çocuklar, şaibesi kalkmıştır ligin. Rahatlamıştır tüm beyinler. Kimse ofsattan yediğimiz golü veya hamsisporun ofsayttan attığı golü konuşmaz. Kimse MİY takımının biri penaltıdan 2 tane %100′lük golü neden atmadın diye sormaz.
Ekinler yeşillenir, Fenerbahçe’m 1 hafta arayla serisini devam ettirir.
Serkan Çakmak
08-11-2011
Kurban Bayramınız Kutlu Olsun

Kurban Bayramını kutlar sağlık, huzur, mutluluk dolu bir bayram geçirmenizi dilerim.
Saatler 30 Ekim 2011 Pazar günü saat 04.00′te geri alınacak. Saatlerinizi geri almayı unutmayın
“Kış saati” uygulaması, 30 Ekim 2011 Pazar günü başlıyor. Kış saati uygulaması kapsamında, saatler, 30 Ekim Pazar günü bir saat geri alınacak. Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla her yıl yapılan ve 28 Mart pazartesi günü saat 03.00′te tüm yurtta saatlerin bir saat ileriye alınmasıyla başlayan ileri saat uygulaması, 30 Ekim tarihinde saat 04.00′te (cumartesi gününü pazar gününe bağlayan gece) saatlerin bir saat geri alınmasıyla sona erecek.
Avrupa ülkeleriyle eş zamanlı olarak yapılan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının önerisi ile ileri veya geri saat uygulamasına her yılın Mart ve Ekim ayının son pazar günü başlanıyor.
Birliktelikler ve evlilikler şöyle başladı : Mağara adamı komşu kabilelerden kadınlar çalardı. Kadının elleri ayaklarını bağlardı ki geriye kaçamasın. Kadın orda yaşamaya başladıktan sonra, bunu hatırlatmak için bu kez parmağına yüzük takmaya başladı. Evlilik romantizm işi değildi zaten. O devletle yapılan bir sözleşmeydi. Geleceğe yapılan bir yatırımdı her iki birey için. Nasıl anlamak isterseniz işte…
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Hepimize Kutlu Olsun

Açılımların, krizlerin cehaletin tam ortasında sıkı sıkıya sarılalım ülkemize cumhuriyetimize…
Kutlu olsun…



