İbne Basın Bunu Da Yazın

Futbolda hararetin yükseldiği aydayız. Mesele kedilerin fuhuşturucu alıp, her kuytu köşeyi balayı suitine çevirmesi değil derdimiz. Veya tutuklu komutanlarımız, yükselen enflasyon, tavan yapan doları da umursamıyoruz. Hatta kimse 4+4+4 nedir değildir diye bile sormuyor. Hatta kimse bugün haberlere düşen Çanakkale Şehitleri’nin tahrip olan mezalarından dem vurmuyor. Varımız yoğumuz Fenerbahçe – Galatasaray

Arka arkaya kazanan Galatasaray da Fatih Terim’in medyatik ve ego pompalanan kızı Buse Terim dün gece twitter hesabından bir mesaj attı. “Fenerbahçeyi Ateş bastı

Bu mesajın üzerine klasik ve olması gereken bir cevap geldi : “Buse Kadıköy’e gelsin ateşimizi söndürsün

Şimdi buradan her kim ne anlamak isterse onu anlayacaktı elbette. İnsanın fikri zikrindedir. “Gel bi su getir” de denebilir, “Gel bi sevişelim” de denebilir, “Gel beni bir yelle” de denebilir. Lakin hepimiz cin fikir insanlarız. Aklımız cinsel organlarımızın ekseni etreafında dönerken; böylesine bir hashtag gayet normaldi.

Detayına baktığımızda ortada aslında ne küfür vardı, ne hakaret vardı ne de benzeri bir durum. Zira “Fenerbahçe’yi Ateş bastı” da bana göre terletmek anlamındaydı. Terletmek derken, sevişmekten öte gelen bir terlemedir kastım. Sen gel ateşimi söndürü böyle anlıyorsan, ben de bunu böyle anlarım. Lakin kimse buna takılmadı. Umursanmadı. Zira ortada bir ayıp varsa, bir yanlış varsa, hata varsa fatura gerisin geriye Fenerbahçe Örgüt Üyelerine kesilmeliydi. Keza öyle oldu.

Bugün gazeteler, kanallar hatta futboldan anlamayan ünlü geçinenler çarşaf çarşaf Fenerbahçe taraftarının ayıbı diye yazdı. Tüm fatura yekten 30 milyon civarı taraftarı olan kulübe ve onu sevenlere kesildi. Kimse sormadı : Buse sen neyin kafasını yaşıyorsun? Fitili sen ateşlemedin mi?

Ama haklıydı basın. Ne de olsa o Fatih Terim’in kızıydı. Sadrazamın sol taşağından kopup geliyordu. Monarşinin çok önceleri bittiği bir ülkede hala “İmparator” diye adlandırılan bir adamın medyatik kızıydı. Ezmek, laf söylemek, ona cevap vermek yakışıkalmazdı.

Akabinde ve detayında Fenerbahçe Kalecisi Volkan Demirel’in eşine ağır bir ithamla biz onu zamanında çok götürdük yazanlar yeniden türedi. Aziz Yıldırım’ın annesine, karısına, kızına sövmek için ne kadar diğerleri spor taraftarı varsa kendilerine gün doğdu. “Fenerbahçe’lileri Kınıyoruz” başlığı altında taraftarın, yönetilerin ve oyuncuların; eşleri, yakınları, karı ve kızları hakkında edilmeyen küfür kalmadı. Ama hiç bir şeyi doğru dürüst yazmayan “İbne Basın“, bunu da yazamadı.

İş Fenerbahçe aleyhine olduğunda çarşaf çarşaf yazan basın şunu soramadı : Taraftarın tepki için oluşturduğu hashtag her hangi bir kadın ismine olsaydı; basın veya her hangi biri böyle tepki verir miydi?

İnsanların, basının ve ünlü geçinenlerin popülist tepkiye bu denli atlamasının nedeni; tepki verilen ismin Buse Terim gibi ünlü birisi mi olması?

Hiç birine cevap bulamayacağız, alamayacağız biliyorum. Ama benim kızdığım şey dün gece Fenerbahçe taraftarının da ikiye bölünmesiydi. Bir kadına hakaret diye düşünenler, yakışık almadı diyenler; bu taraftarın 8 aydır dolduğunu, dokunsa patlayacağını unutmaması gerekir. Emre ve Volkan için açılan küfür dolu pankartları şakşaklayanlara tepki gösteren Fenerbahçe taraftarına kızmaması gerekir.

İnsanlar ne ekerse onu biçti dün gece aslında. Bizim için basının gözünde birşey değişmedi. Biz yine aynı terbiyesiz, hatalı, sorunlu, istenmeyen kulüp ve taraftar olduk. Olmaya da devam edeceğiz. Bunca cümleden sonra bana tepki gösterecek Fenerbahçe taraftarına da selam olsun.

Birilerini cidden dün gece Ateş basmış ki bugün her yerde Fenerbahçe aleyhinde daha fazla yazı okuyoruz. Olsun. Sevdamıza da kimse engel olamaz.

Yapmazsın ama “İbne Basın Bunu Da Yazın” Koymaya az kaldı, bekliyoruz. Bir de aşağıdaki pankarttan beridir, yazdıklarımız az bile aslında…

Serkan Çakmak

6 Mart 2012

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım… Haydi bakalım