Nerede Kalmıştık?

2017-2018 Futbol sezonunu resmi olarak açtık. Sezona malesef ki 2-2’lik beraberlikle başladık. Vasat futbol, durağan oyun, pozisyonu kıt bir Fenerbahçe son 2 sezonda olduğu gibi istatistiğini bozmadan karşımıza çıktı. Alper Potuk ve Martin Skertel, 1 puanı getiren isimler oldu. Isla, Valbuena ve Dirar ilk defa Türkiye Süper Ligi’nde süre alan isimler oldular.

Nereden başlasak, bilemiyorum. Pozisyonlara göre gidelim. Kale ile başlayalım.

Fenerbahçe kalesinde her zaman olduğu gibi Volkan Demirel yer aldı. Malumunuz, yedeği olarak bu sezon bedelsiz olarak Kameni transfer edildi. Genel algıya göre hemen hemen herkes kalede Kameni’yi görmek istiyor. Lakin ben ikisi arasında bir fark olacağını düşünmüyorum. Evet, yenilen ilk gol tam bir kaleci hatası. Tutamadığı top gol oldu. Lakin Kameni’nin oynadığı hazırlık maçları da umut verici değildi. İspanya Ligi’ni benim gibi izleyenler varsa, onun da kalitesini az çok bilir. Volkan yedek kalacaksa eğer, kendini biraz daha hazırlasın diye olabilir. Yoksa kale her daim Volkan’da kalacaktır.

Savunmanın sağında Isla, solunda İsmail Köybaşı oynarken; bu sezon Kjaer olmayacağı için Skertel’in partneri Roman Neustadter’di. Eğer ki stoper transferi olmayacak ise Roman & Skertel ikilisine şimdiden alışın. Ver bu ikiliye vakit verin. Yanyana neredeyse hiç oynamamış stoper ikilisinin bir uyum süreci vardır. Kjaer & Skertel ikilisinin ilk dönemini anımsayın. Hiç kolay değil işleri. Sağ bekte oynayan Isla’nın dün akşam çizdiği grafiğe baktığımızda hücuma ne denli etkili ve hızlı çıktığını sanırım herkes gördü. Lakin önünde oynayan Dirar’ın ve Alper’in, Isla’ya top indirme zaafiyeti çok fazla boş koşu yapmasına neden oldu. Ne ki 2. yarıda Valbuena, Isla’nın çıkışlarını gördü; işte o zaman pozisyonlar geldi. Isla için şöyle diyelim, 2-3 hafta sonra sağ kanadı tren yoluna çevirecektir. Sol bekte İsmail fena çıkışlar yapmadı. Savunmasında ufak tefek sıkıntılar olsa da yaptığı asist sanırım Hasan Ali’ye nazire yapar derecesindeydi. Son 2 sezonda 2 asist yapabilen Hasan Ali’ye karşı İsmail’in geçen sezon 14 lig maçında 2 gol 1 asist ve dün akşamki asisti ile onu geçmesi burada ciddi bir rekabet olacağını gösteriyor. Daha iyisi alınamaz mı? Bence alınır.

Orta saha kurgusunda değişen bir şey yok. Bir sağ açık, bir sol açık ve 2 kesici orta saha ile bunların önünde hücumcu sayılan bir Alper. Geçen sezon sağ açığı olan ve solu tıkanan Fenerbahçe’de Lens yerine Dirar’ın transferi bunu tam tersine çevirdi. Zira bu sene sağ yok, sol var. Yürekli, istekli ve sürekli oyunu çeviren Valbuena görülen o ki en doğru transfer. Valbuena koştu, ortaladı, top indirdi ama Dirar & Alper ikilisinin vasıfsızlığı onu da tıkadı. Dirar’ın bu takıma hangi kafa ile transfer edildiğini, ne görülerek 4.5M euro bonservis ödendiğini bilmiyorum. Hazırlık maçları, avrupa maçları ve dün akşamdan sonra bir kere daha söylemek gerekir. Dirar bu takımın oyuncusu değil. Ağır, her aldığı topu kaptıran, sahada yürüyen Faslı oyuncu girdiği 9 ikili mücadelenin sadece 1ini kazandı. 8 top kaybetti. Kaleye şut dahi atamayan Dirar, sadece 1 orta yapabildi. Özetle sahada forma gezdirmenin ötesine geçemedi. Keza Alper de attığı gol dışında oynadığı pozisyonun 1 kere daha hakkını veremedi. Muhtemelen de yerini 1-2 maç sonra Guiliano’ya devredecek Alper’i çok fazla sahada göremeyeceğimizi düşünüyorum.

Orta sahanın en büyük sorununa gelirsek Mehmet Topal & Souza ikilisi. Artık bu 2 kesici orta sahadan vazgeçmenin zamanı geliyor. Dün akşam Souza’nın yaptığı küçük hataların büyük sonuçları bu puan kaybının 2. nedeni. İleri çıkamayan, geri zor gelen Souza’ya bir de formu düşen Mehmet Topal’ı ekleyince çok çabuk geçilen bir Fenerbahçe orta sahasını yine izledik.  Zira bu ikili her 3 müdalenin birini kaybettiler. Kimse kusura bakmasın ama ufak bir takıma karşı %35 top kaybı yüksek bir oran.

Forvet hattında ise RvP’ye gelmeyen topların görüntüsü ise onu verimsiz, ağır ve pozisyondan uzak bir resme çeviriyor. Bir hücum oyuncusuna top gelmedikçe, siz takıma isterseni Suarez veya Lewandowskiyi getirin yine olmaz. Fenerbahçe hücum hattında Valbuena dışında forvete top taşınmayın ortaya da formsuz bir RvP çıkmış durumda. Bir de bunun üzerine Aykut Kocaman’ın  65. dakikada onu oyundan çıkarıp Ahmethan’ı alması işin tuzu biberi.

Tüm pozisyonlar dışında dün yedek kulübesinde oyunu çevirebilecek hiç bir ismin olmaması, oyuna giren Aatıf’ın beni kovun dercesine top ezmesi, böyle bir maçta Ahmethan dışında bir de Samed’in sahaya dahil edilmesi top yekün bir antrenör beceriksizliğini gözler önüne sermiş durumda. Stoch gibi adamların gönderilip; Aatıf, Ozan, Salih gibi vasıfsızların hala kulüpten beslenmes açıklanamaz.

Evet, bu takımın zamana ihtiyacı var. Ancak sezon açılışında deneme yanılma oyuncu değişiklikleri ve son 3 sezondaki oyun dizilimi, oyun mentalitesinin değişmemesi değil beni, sanırım herkesi sinirlendirmiş durumda. Bu Fenerbahçe’nin net olarak iyi bir stopere, Souza & Mehmet’ten birisinin yerine oynayacak bir sekiz numaraya, driplingi ve çalım yeteneği olan bir sağ açığa ihtiyacı olduğu aşikardır. Yoksa Valbuena & Guiliano ikilisi yeterli olmayacaktır.

Fenerbahçe dün akşam %66 ile topa hükmetmesine karşın hava toplarının sadece %38ini alabilmiş, kaleye attığı 13 şutta sadece 3 isabet bulabilmiştir.  Ve son olarak hakemlerin kaldığı yerden devam ettiğini görmek ise bizleri şaşırtmamıştır. Bu sezonun geçen sezonlardan bir farkı olmadan başlaması bizleri düşündürmeye devam etmektedir.

Hepsinin ötesinde sevgili Fenerbahçe’li… Nerede kalmıştık?

Serkan Çakmak

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım... Haydi bakalım