“Kocaman” Bir Yaradır Sadrinin İçindeki

İçinde “KOCAMAN” bir yara geçen sene kaybedilen şampiyonluk Trabzonspor camiası için. O kadar büyüdü ki her Allah’ın günü ağızlarından düşürmüyorlar Fenerbahçe adını gerek Trabzonspor yönetimi, yerel basını ve taraftarı.

Allah Rızası İçin Bir Kupa

Allah Rızası İçin Bir Kupa

Her demeçlerinde ısrarla “Şampiyon biziz, kupamızı verin” nidaları… Yakaladıkları ve telefona sarılıp bağlandıkları her televizyon programında tam anlamıyla bir karalama kampanyası… Her gün gazetelerde çarşaf çarşaf “Fenerbahçe düşülsün, kupamız verilsin” açıklamaları…

Sadri Şener… Sözüm ona Trabzonspor Başkanı. Lakin başkan mı yoksa durum şakşakçısı mı belli değil. Keza uzun zamandır yakaladıkları şampiyonluk şansını son dakikada kaybedince Trabzonspor yönetimi; saldırmaya, çirkinleşmeye ve buldukları tüm fırsatları hayasızca hücuma çevirmeye çalışıyorlar.

Bu sezon başarıyı, futbolu veya bu oyunun bir temaşa sanatı olduğunu bilmeden saha dışında konuşmaya çalışıyorlar. Bu sezonu arka arkaya oyuncu kaybederek, başarısız sonuçlar alarak geçiren bordo mavililer; yaşanan bu başarızlığı gizlemek ve taraftarının dikkatini farklı noktaya çekmek adına rakibine saldırıyor. Biliyor ki bir daha geçen seneki gibi bir başarı yakalayamayacak. Bu senenin geçen sene gibi olmayacağını onlarda biliyorlar.

Her gün yeni bir açıklama, yeni bir haber konusu şu Sadri Şener ve kurmayları. Taraftarı sahaya don atar, bıçak atar, ırkçı pankartlar açar ama sonunda komik açıklamalar gelir…”Ne olmuş bir pankart açmışlarsa” “Bıçağı Volkan eldiveninin içinde getirmediği ne malum” “Oturup kim saymış o kadar atleti”

Her söylemleri özür veya kabullenmekten ziyade daha çocukça, daha bir alelade. Hani olur da başlarına gökten taş düşse bizden bilecekler. Bu ve bunun gibi durumlar için şöyle de bir laf var “Osuruktan radyasyon kapanlar” Tam da böyleler.

Burada eleştirdiğim Trabzon halkı değil, eleştirim tamamen Trabzonspor cemiyetine… Zira biliyorum ki Trabzon’lu olup da eğriyi doğruyu bilen, farklı renklere gönül veren “adam”lar da var.

Bu hafta ise Trabzonspor gündeminde Emre Belözoğlu var. Dedik ya her fırsatı gol yapma çabasındalar diye… Dün akşam Sadri Şener yine bir televizyon programına bağlanmış. Milliyetten okudum sabah sabah. Konunun özetinde şöyle yazıyor “Emre’nin futbol hayatı bitmeliydi” Bir sonraki paragrafı Milliyet Gazetesi’nden aynen aktarıyorum

“TRT SPOR’da yayınlanan Basın Tribünü programına telefonla bağlanan bordo-mavili kulübün başkanı Şener, “Emre’ye çok az ceza verildi. Futbol hayatı bitmeliydi” derken oldukça sert açıklamalar yaptı. Şener, “Emre, Belçika Milli Takımı ile deplasmanda oynadığımız maç sonrası beni dövmek için uçağın kapısında beklemiş. Şahitlerim de var. Mahmut Özgener, Ali Haşhaş halen sağ. Bana o gün ‘Bir daha milli takım forması giymeyecek’ dediler, durum ortada. Emre Belözoğlu işte böyle bir adam. Irkçılık ağır bir suçtur. Futbol hayatı bitmeliydi. Ama sadece 2 maç ceza aldı. PFDK 2 maç ceza verdi, tahkim kurulu da zaten cezasını kaldırır, olur biter!” diye konuştu.”

Şimdiki üstteki paragrafa bakarak ön yargının, terbiyesizliğin, içindeki “KOCAMAN” yaranın ne denli ağır travmalara yol açtığını görmekteyiz. Bir insanı, kulübü linç ettirmek; kendi beceriksizliğini ve başarısızlığını “popüler figürler” ile perdelemek adına yapılan tüm bu eylemlere söylenecek çok fazla bir söz bulamıyorum.

Terbiye sınırını aşmadan, küfretmeden, sadece gülerek diyorum ki Aziz Başkan misali “Herkes bu komediyi seyretsin”. Biliyoruz ki Fenerbahçe kulübü, yöneticileri, oyuncuları ve taraftarları belki sallanır ama yıkılmaz.

Zira “Zafer İnananlarındır”

Serkan Çakmak

http://www.kortuttugunuspor.com/fenerbahce-2/kocaman-bir-yaradir-sadrinin-icindeki/

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım... Haydi bakalım