Kasımpaşa 2-0 Fenerbahçe & Takım Üzerine

Spor Toto Süper Lig 6. hafta maçında Fenerbahçe, deplasmanda Kasımpaşa’ya 4 dakika içinde yediği 2 golle 2-0 mağlup oldu. Ligde 5 maçta sadece 2 gol yiyen takım, Kasımpaşa deplasmanında kalesinde 2 gol birden gördü. Kasımpaşa ise 6 maçta 4 galibyet, 2 mağlubiyete ulaştı ve puanını 12’ye çıkardı.

Maç önü yazısında bazı istatistikleri vermiştim : Kasımpaşa – Fenerbahçe Maç Öncesi

Cuma akşamı lider Galatasaray’ın Ordu deplasmanında 3 puan bırakmasının ardından, aradaki 4 puanlık farkı eritmr şansı yakalayan Fenerbahçe; isteksiz, anlamsız futbolu ile açıkçası fırsat tepti. Ligde Orduspor ile beraber namağlup iki takımdan birisi olarak sahaya çıkan Fenerbahçe, bu ünvanını da Kasımpaşa deplasmanında terketti.

Sahaya; Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Yobo, Egemen Korkmaz, Hasan Ali, Mehmet Topuz, Raul Meireles, Mehmet Topal, Stoch, Alex de Souza ve Sow 11’i ile Fenerbahçe ilk 45 dakika boyunca Alex’in yakaladığı ve yarattığı 2 pozizyon dışında Kasımpaşa kalesinde görülmedi.

Fenerbahçe’nin kullandığı 2 faul atışındaki ortayı saymazsak eğer; ilk 45 dakikada ceza sahasına olumlu veya olumsuz bir tek orta dahi yapamadı takımımız. Ki Fenerbahçe hücum oyuncuları ilk yarı hiç ofsayta düşmedi, ilk korneri 40. dakikadan sonra buldu. Açıkçası Kasımpaşa kalecisi Isaksson için dinlenerek geçirilen bir ilk yarı izlendi.

İkinci yarıya anlamsızca Alex’i oyundan alarak başlayan Aykut Kocaman, Sotch’u da olundan alıp, yerlerine Dirk Kuyt ve Caner Erkin’i oyuna dahil etti. Ancak geride kalan maçlarda istatiksel olarak da gördüğümüz üzere yine kulübeden gelen oyunculardan hiç bir katkı alınamayınca skor tabelasında Fenerbahçe için değişen bir şey olmadı.

Kanatların hiç çalışmadığı, Yobo her gün daha da düştüğü ve sol kanatta Hasan Ali’nin yükü kaldıramadığı bir maçta daha Fenerbahçe 73 ve 77. dakikalarda yediği 2 savunma hatalı golle sahadan mağlup ayrıldı.

Tribünlerin bir kısmı faturayı Aykut Kocaman’a keserken, bir diğer kısmı Alex de Souza’ya keserek; gerek geri kalan oyuncuların, gerekse yönetimin üzerindeki yükü almış oldu. Peki Fenerbahçe’deki bu düşüş nelere bağlı?

Oyuncu Performansları : Sporx’in de yapmış olduğu araştırmaya göre Fenerbahçe ligin ilk 5 maçında tam 22 oyuncuyu sahaya sürmüş, hiç aynı 11 ile sahaya çıkmamış. Açıkçası deneme tahtasına dönen takımda;

Mehmet Topuz; Sağ açık, sağ bek, orta saha kesici…

Baroni; Orta saha kesici, forvet arkası

Caner Erkin; Sol açık, sol bek ve sağ açık

Miroslav Stoch; Sol açık, forvet arkası

Krasic; Sol açık, orta saha ortası, sağ açık

Dirk Kuyt; Forvet arkası, forvet, sağ açık

Moussa Sow; Sol açık ve forvet

Semih Şentürk; Sol açık

Bienvenü; Sağ açık, forvet

Yukarıdaki listeye baktığımızda orta saha ve hücum oyuncularının sahip olmadığı özelliklere rağmen, ısrarla farklı mevkilerde zorlanması hem takım oyununu bölüyor, hem de futbol kalitesini düşürüyor. Fenerbahçe kadrosunda Caner ve Stoch gibi kanat oynayabilecek oyuncular varken; gerek ligin ilk 4 haftası, gerek şampiyonlar ligi ön eleme maçlarında yedek kulübesinde bırakılmaları oyuncuların henüz maç ritmine alışamadıklarının göstergesi. Zira forvet oyuncularının ısrarla sol açığa çekilmesindeki mantık ise henüz çözülebilmiş değil.

Hücum hattı : Fenerbahçe’de hücum hattındaki oyunculardan Semih ve Bienvenu’nun bu takıma katacağı birşeyler olmadığını sanırım geçen sezondan beridir herkes izliyor. Gönderilerek yerlerine iyi ve özellikle süratli, dikine kaleye gidebilecek oyuncuların alınması gerektiği gerçeği de perdelenemez. Fenerbahçe hücum hatta şu an çift forvet sisteminde iş yapabilecek Sow ve aslında forvet olmayan Kuyt’a emanet. Kuyt’ın ise zaman zaman yaşı ve zaman zaman geçmiş dönemlerdeki uzun süreli sakatlıkları nereye kadar gideceği için bir soru işareti. Açıkçası Fenerbahçe’de hücum anlamında kısır döngünün ilk nedenleri bunlar. Fenerbahçe hücum oyuncularında tek vuruş, bitiricilik, adam eksiltme ve topla diribling özellikleri bulunmuyor. Sow’un ikili mücadelelerde çabuk top kaybetmesi, fizik olarak yetersiz oluşu, Fenerbahçe’nin çok fazla hücumda top kaybetmesine neden oluyor.

Orta Saha : Fenerbahçe orta sahasına geldiğimizde Caner ve Stotch’un sol kanatta çok fazla forma giymediğini yazmıştım. Özellikle Caner’in Marsilya maçındaki harika oyunu sonrası, ceza gibi önce geçen hafta Trabzonspor maçında ve sonra bu hafta Kasımpaşa maçında yedek kulübesine çivilenmesi; oyuncunun maç oynama ritmini köreltmektedir. Bana göre bu “neden iyi oynadın” cezasıdır. Zira çok fazla konuşulmadı ama Stoch’taki form düşüşünün nedenlerinden birisi yüksek meblağ ile transfer kadar, gece hayatıdır. Stoch’un çok değil, 10-12 gün önce milli takım kampında gece hayatı nedeniyle ülke federasyonundan ağır ceza aldığını unutmamak gerekir. Stoch’un koşmadığı, savunma yapmadığı, geçen sezonu mumla arattığını söylemek gerekir.

Fenerbahçe orta saha sağ kanadında ise Mehmet Topuz’un öz verili oyununu bu hafta göremediğimiz doğrudur. Ancak gerek Marsilya, gerek Trabzon maçlarında sahanın en iyilerinden birisiyken oyundan alınması, bana göre Mehmet’i de etkilemiş görülüyor. Hatta Trabzon maçını dikkatli izleyenler, oyundan alınmasını şaşkınlıkla yüzünde ifade ettiğini anımsayacaktır. Buraya alınan Kuyt’ın verimli olamaması ve forvete kaydırılmasının ardından; Mehmet Topuz’a eşlik etmesi için alınan Krasic’in sakatlıktan yeni dönmesi de Fenerbahçe’nin şu an dezavantajı olarak duruyor.Krasic ve Mehmet’in çok ayrı özellikleri olduğunu unutmamak gerekir. Mehmet mücadele eden, savunması kuvvetli bir oyuncuyken, Krasic adam eksilten ve çizgiye kadar inerek orta kesen, topla ceza sahasına giren bir isim. Sakatlık olmazsa Fenerbahçe’de sağ kanat yine en güçlü alan olacaktır.

Fenerbahçe orta sahasının ortasında ise hala ideal ikili arayışı devam ediyor. Meireles, Mehmet Topal, Baroni, Selçuk… Şu an için Aykut’un Mehmet Topal ve Meireless ikilisinden vazgeçmeyecek gibi duruyor. Muhtemelen isteksiz, oyuna girdiğinden takımı baltalayan Baroni de sezon sonu takımdan ayrılacaktır. Ancak Fenerbahçe orta sahasındaki hiç bir oyuncunun hücuma dönük futbolu olmaması; Emre Belözoğlu gibi oyunu açacak, bir anda atağın yönünü değiştirecek, ara pasları ile forveti besleyecek özelliklerinin bulunmaması şu an en büyük eksik olarak duruyor. Fenerbahçe’nin savunması olan ve hücumu bilen orta saha araması gerektiği sanırım her maç biraz daha bağırıyor tribünlere.

Savunma : Fenerbahçe savunmasında aksayan en önemli yer hala sol kanat. Geçen sezon kiralık oynayan Ziegler’in takıma alınmamış olması ve bunun yerine 32 yaşındaki Yobo’da ısrar edilmesi, Fenerbahçe’nin en büyük hatasıdır. Yobo’nun da takımı geriden atağa kaldıramadığı, oyunu başlatamadığı ve her gönderdiği topu rakibe teslim ettiğini sanırım herkes izliyordur. Gelen toplara fütursuzca, rastgele vurması; bolca taç veya korneri rakibe kazandırması, top kontrolünün olmaması da büyük eksiklikleridir. Hızlı hücum oyuncuları ile karşılaştığında ağır kalması ve kademe hataları da bu sezon Fenerbahçe’ye çok gole malolmuştur. Savunmada ne Hasan Ali, ne de Yobo beklenenleri henüz karşılayamamıştır. Şu an Gökhan ve Egemen’in yeri garanti gözükmektedir. Yedek kulübesine dönüldüğünde ise Bekir, Orhan ve Serdar gibi isimler de yine Fenerbahçe formasının ağırlığını taşımaya alışabilmiş isimler olarak durmamaktadır.

Oyun Planı : Genel anlamda oyuncu ve mevkileri böyleyken; Aykut Kocaman’ın oyun planının geriye ve yana dönük oyunu olduğunu dün gece iyice gördük. Ben söylemiyorum böyle oynamalarını diyor lakin; yeni gelen adam bile sistemli bir şekilde yanı oyunu oynuyorsa, bu hocanın taktik antremanında takımı böyle çalıştırdığını göstermektedir. Bir kaç örnekle Fenerbahçe taktiğini de irdeleyelim.

Fenerbahçe korner kullanırken; rakip ceza sahasına 7 kişi ile giriyor. Orta sahada 1 oyuncu ve onun önünde 1 oyuncu daha bırakıyor. Rakipler Fenerbahçe’yi çok iyi çözmüş. Fenerbahçe’nin kullandığı kornerlerde ya kontra atak çıkıyor rakip veya Fenerbahçe’de orta sahada duran oyuncu topu alıyor, ki ona kadar geliyor top, dönüyor ve kaleciye gönderiyor topu. Bu harketi Vaslui, Spartak, Marsilya, Trabzon ve dün akşam da Kasımpaşa maçlarında gördük. Korner kullanan biz olduğumuz halde, atılan top Volkan’a kadar geliyorsa; takımın hücumu, golü düşünmediği gerçeği yadsınamaz.

İkinci taktik hata ise; rakip bu sefer korner kullanırken, Fenerbahçe 11 kişi ile kendi ceza sahasına gömülüyor. 11 kişi… İleride hiç oyuncunun olmaması, kapılabilinecek bir topun ileriye taşınamaması veya taşınmak istense bile oyuncuların haddinden fazla yorulması anlamına geliyor. Bu dizilim ve anlayış ile Fenerbahçe kalesine kullanılan kornerlerde top taç veya aut’a çıkana kadar atak üzerine atak yeniliyor. Ki bunun en güzel örneği Marsilya maçında yenen son saniye golüdür.

Fenerbahçe’de ayrıca bu seneye kadar görmediğimiz geriye oynama hastalığı. Takımın sürekli geri pas yapması, rakip sahaya topu taşımak yerine stoperler arasında topun sürekli gidip gelmesi de taktik anlayıştaki hataları gösteriyor. Fenerbahçe’nin geçen sezon büyük bir gazla oynadığını, bu takımın Emre-Alex taktiğinde sahada işler yaptığını düşünür durumdayız artık.

Şu an herkesin Aykut ve Alex üzerine yüklenmesi; birinin efsaneliği, birinin adamlığından dem vurulması, herkesi futbol konuşmaktan uzak tutuyor. Takım içindeki isteksizlik, boşvermişlik de sahadaki futbola açık açık yansıyor. Ligin elbette telafisinin olduğu gerçektir. Ancak sahada bir süredir izlediğimiz futbol, avrupa için asla yeterli olmayacaktır. Şu an Alex, Stoch gibi isimlerin kadro dışı bırakılmasını hatta satılmasını isteyen isimler de var. O kafaya göre benim için de Aykut’un artık gönderilerek, bir kalfa yerine usta getirilmesi düşüncem var.

Fenerbahçe kaosunun bir nedeni de bana göre sessiz ve kaypak yönetim. Ama herşey hala oyuncuların kafasında. Bir sıkıntı var, çözmek için ise zaman dar…

Serkan Çakmak

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım... Haydi bakalım