Fenerbahçe 1-1 Vaslui

Fenerbahçe 2012-2013 sezonu ilk resrmi maçında tecrübesiz ve güçsüz Romanya temsilcisi karşısında sahadan 1-1 beraberlikle ayrıldı. Skor avantajı ile evine dönen Romen ekibi istediğinden fazlasını almış görülüyor.

Aziz Yıldır’ımın tam 444 gün sonra tribünde takımını izlediği maçta, özellikle kombine bilet sahiplerine ayırılan yerlerin boş kalması, tribünlerin senkronize destek vermemesi eksik dış etkenler olarak göze çarptı.

Sahaya; Volkan, Gökhan, Bekir, Egemen, Hasan Ali, Kuyt, Baroni, Mehmet Topal, Stoch, Alex ve Semih 11’i ile çıkan Fenerbahçe’miz ilk yarıda sahaya etkisiz bir oyun koyunca skorda bir değişim olmadı.

Uzun süredir oynamayan, forma şansı bulduğunda da bunu değerlendiremeyen Semih, dün ilk yarıda sahanın en kötüsüydü. Sol kanatta Semih ve sağ kanatta da Kuyt etkisiz kalınca takım ileride topu tutamadı ve beklenen daha fazla Vaslui atağı göze çarptı.

Alex’i sert bir futbolla kesmeyi başaran Vaslui takımına, Rus Hakem de eşlik edince; deplasmanda oynar bir havada geçen bir ilk yarı izledik.

İkinci yarıda Kuyt forvete çekilip, Semih – Mehmet Topuz değişikliği yapılınca kanatlar biraz hareketlendi ve pozisyon üretme aşamasına geçildi. Ancak maçın 75. dakikasında bariz bir savunma hatasını affetmeyen rakip, Antal ile golü bulunca gerek tribünlerdeki izleyeciler gerekse tv başındaki herkes bir şok yaşadı.

Golden 5 dakika sonra oyuna Sow ‘un alınması ile ileriye daha fazla yaslanan Fenerbahçe normal sürenin tamamlanmasına 1 dakika kala Alex’in ortasında Bekir’in kafa vuruşu ile durumu 1-1’e getirdi ve maçı tamamladı.

İlk yarı bittiğinde ise gerek twitter ve gerekse facebook üzerinden şöyle yorumlamıştım maçı:

Fenerbahçe – Vaslui maçı ilk 45 dakika itibari ile rakibin kontrolünde geçen bir oyun izledik. Açıkçası formaları ters giymiş gibi bir halleri vardı. Savunmada çok fazla bir sıkıntı göze çarpmadı. Orta sahada Kuyt, Mehmet Topal ve Stoch’un neredeyse oyunda olmadığı ve aldıkları topları ezdiği maçta; forvette neden Semih’in oynadığı ise ayrı bir soru işaretiydi. Beceriksiz, yeteneksiz Semih’in 2 pozisyonda kaleye vurmak yerine sürekli yana oynaması, oyun içinde topun 1 geri 1 yana gidip gelmesi, Fenerbahçe’nin hücuma çıkamadığını; çıkamadığı gibi de önemli kontra ataklar yediğini bize gösterdi. Sağ kanatta Gökhan Gönül ve sol kanatta Hasan Ali’nin tüm koridoru tek kullanmaları ise takım gardını açıkçası düşürdü. Kuyt’tan hazırlık maçlarında da kanatta verim alamadığımızı Aykut’un gördüğünü düşünürken, sahaya böyle bir dizilimle çıkması düşündürücü. Kuyt’ı oynatacaksa bunun yerinin forvet olması, sağ ileriye Mehmet Topuz’u koyması hücumu zenginleştirecektir. Bugün sol ileride olması gereken ama göremediğimiz Stoch’un da yerine her an Caner girebilir. Çünkü Hasan Ali’de ileri ve geri gitmekten yorulmak üzere. Şu an için Egemen, Baroni ve Alex’in sarı kartla oynaması ise ayrı bir risk. Aykut Kocaman’ın 70. dakikayı beklemeden müdahale etmesi yerinde bir hamle olacaktır. Bu kadar para verip Sow gibi bir adamı da kenarda oturtmak, akıl karı iş değildir. 2. yarı izleyip, göreceğiz. Ancak bu oyunun gidiği beraberlik veya Vaslui galibiyeti doğurur. Eğer ki buradan avantajlı skorla gidemezsek, sahasında Vaslui tamamen kapanacak ve istediğini alacaktır.

Açıkçası devre arasında yazdığımın dışına çıkan bir oyun ve sonuç çıkmaması en az benim kadar herkesi üzmüştür. Stoch’un inanılmaz kötü oyunu, forvet hattında Semih tercihinin anlamsızlığı ve Kuyt’ın sağ kanatta verimsizliği göze çarpan noktalardı.

Sağ bekte Gökhan’ın ileri çıkışlarda güçsüz ve yetersiz kalması muhtemelen hazırlık dönemindeki sakatlığından henüz tam kurtulamadığının göstergesi. Orta sahada ise Mehmet Topal ve Baroni’nin hucümdan ziyade kesicelözoğlu olsaydı cümlesini aksettirmiş olsa gerek.

Maçta hakemin takdir haklarını Romanya temsilcisinden yana kullanması da ayrı bir komediydi. Kornerde Egemen’in kündelenerek yere indirilmesine devam diyen hakem, ceza sahası önünde Alex’e taban göstererek rakibin pozisyonunda oyun kurallarında bu işler denmesi herkesi açıkçası çileden çıkardı.

Her ne kadar hakem ve rakibin sert oyununu bahane etsek de, yere yatan oyuncuların oyunu soğuttuğunu söylesek de; Fenerbahçe’nin bu rakibi ezmesi gerekirdi. Ancak sahada henüz kimliğini ve ruhunu bulamamış takımız, bizi şaşırttı diyebiliriz. Ve açıkçası bugün sokakta, şirketlerde ve sosyal ağlarda herkesin maskarası olduğumuz bir gerçek.

Uzun zamandır takımın bu kadar geriye oynadığını, Volkan’a geri pası yapıldığını görmemiştim. Aykut’un taktiğinde mantalite topun ayakta kalması yönünde. Ancak böyle bir futbolda top ayakta kalacaksa, topa hükmedecek yetenekli orta sahalara ihtiyacımız var. Dün Stoch, Mehmet Topal ve Baroni topu ileriye dönük yerinde kullanmayınca topa sahip olma oranının yüksek olmasının bir anlamı kalmıyor.

İkinci bir vaka ise Sow gibi kaliteli ve büyük maçları seven bir adamın kenarda oturtulması. 4 hazırlık maçında yetersiz ve isteksiz olduğu söyleniyorsa şayet, sahaya Semih’i sürmek en büyük hata olmuştur.

Ve dün gördük ki sağ kanatta Mehmet Topuz daha çok iş yapan, topu tutabilen ve ceza sahasına indirebilen bir karaktere sahip.

Yine eksilere gelirsek, 90 dakikada kendi sahasında bir takım kaleye sadece 1 isabetli şut buluyorsa bu sonuçta normaldir. Açıkçası dün futbol anlamında yeterli değildik. Takım bağıra bağıra transfer şart diyor.

Tribünlere gelen, lisanslı ürünü alan ve başkanı tribünde olan bu takımın taraftarı galibiyeti, o da olmuyorsa iyi oyunu hakediyor. Şimdi bir çok kişi çıkıp “Canınız Sağolsun” veya “Nazar Boncuğu Olsun” faslından dem vuruyordur. Çünkü 1 senede gerek biz, gerek takımı buna alıştırdık. Eleştirmiyoruz. Zira eleştiri ile küfürü bir tutan bir kafaya sahibiz. Oyunu ve oyuncuyu eleştirmedikçe, kimse hatalarından ders almaz.

4 hazırlık maçında ve ilk resmi maçında Fenerbahçe henüz kazanma başarısı gösteremedi. Bunun sıkıntısı şu; kazanmaya alışmak gerek önce. Henüz hiç bir maçta öne geçemedik. Sürekli skoru kovalayan takım rolündeyiz. Elbetteki hiç bir iş kolay değil. Romanya deplasmanı da kolay olmayacak. Kadro olarak bu takımı eleyecek gücümüz fazlasıyla mevcut. Ancak önce oyuncular dün akşamı bir tartmalı ve hataları düşünmeli. Sonrası Aykut Hoca’nın elinde.

Yerinde bir kadro ve hızlı ataklar bize Romanya’da turu getirecektir. Aksi takdirde bu futbol ne bir üst tur rakiplerine yeter, ne de 10 gün sonra Süper Kupa Final maçında Galatasaray’a.

Bizler inanmaya devam ediyoruz.

Artık herşey bu çocukların elinde…

Serkan Çakmak

FENERBAHÇE: 1 – VASLUİ: 1
Stat:
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Hakemler: Antonio Miguel Mateu Lahoz, Pau Cebrian Deviz, Jon Nunez Fernandez (İspanya)
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Bekir İrtegün, Egemen Korkmaz, Hasan Ali Kaldırım, Kuyt, Cristian, Mehmet Topal (Dk. 79 Sow), Stoch (Dk. 61 Caner Erkin), Alex, Semih Şentürk (Dk. 46 Mehmet Topuz)
Vaslui: Coman, Milanov, Varela, Charalambous, Salageanu, Antal (Dk. 88 Vasile), Caue, N’Doye, Sanmartean, Stanciu (Dk. 60 Sburlea), Niculae (Dk. 81 Costin)
Goller: Dk. 75 Antal (Vaslui), Dk. 89 Bekir İrtegün (Fenerbahçe)
Sarı Kartlar: Dk. 21 Egemen Korkmaz, Dk. 27 Cristian, Dk. 44 Alex, Dk. 83 Bekir İrtegün (Fenerbahçe), Sburlea (Vaslui)

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım... Haydi bakalım