Bir Varmış Bir Yokmuş Fenerbahçe

Bundan tam 15 gün önce Kocaman Umutlarımızın Sahibisiniz diye yazmıştım. Yine bir mağlubiyet sonrasıydı. Yine bir deplasman dönüşü takım ağır yara almıştı. Fenerbahçe içeride rakiplerini tek tek ekarte ederken, deplasmanda tel tel dökülüyor demiştim. Ama inancımız tam, güvenimiz tam diyordum. Hala daha diyorum. Çünkü biliyorum ki ne olursa olsun, fark kaç olursa olsun önümüzde 6+6 maç daha var şampiyonluk için. İlk 6 maçın 4’ü kendi sahamızda ve deplasmanda Ankaragücü ile Trabzonspor maçları kalmış. Ve önümüzdeki rakibimizle henüz oynanamamışız bile. Hala olacak durumda, bir silkinse takım, bir inansa…

Her hafta, her maçtan sonra söylenen “Canınız sağolsun. Nazar bocuğu olsun.” sözlerine nasıl kızdığımı yüzlerce defa buradan, facebookdan, twitterdan yazdım. Hatta daha da yazacağım. Zira ben asla kötü sonuçlardan sonra durumu yaşanan “Dava” süreci ardına saklayacaklardan değilim. Eğer ki bu az Fenerbahçe’li yapacaksa, kabul. Ben sizden az Fenerbahçe’liyim.

Bir tezim var zira. Başarızlıkları dava sürecine bağlayacaksak eğer; Fenerbahçe Kadın Basketbol takımımız, Erkek Voleybol Takımımız Fenerbahçe Grundig, Kadın Voleybol Takımımız Fenerbahçe Universal, ruhsuz / vurdum duymaz olacak. Bir Spor Kulübüysek eğer, yaşanan her tümlü olumlu-olumsuz süreçler tüm kulübü etkilecektir.Ortaya şu soru çıkar o halde; problem nerede?

Problem belki de senin, benim, hepimizin bu sene amiral gemimiz olan Futbol Takımını oyun bazında eleştirmememizden ileri geliyor. Binlerce kere yazdığım üzere; eleştiri ile hakareti önce bir ayıralım. Oyunu ve oyuncuyu eleştirin, lakin oyuncuya takıma küfretmeyin. Kazanıp, kaybetmeden önce taraftar olarak beklenti “Mücadele”dir. Şu an sahada göremediğimiz ama özlediğimiz, o hırs, mücadele ve kaybederken bile dik durabilmektedir.

Aynı soruyu bir kere daha soracaklar ve diyecekler ki :

– Kardeşim bu sene bizim derdimiz iyi oyun mu? Galip gelmek önemli mi? Başkan vs içeride değil mi? Onur mücadelesi değil mi?

Onur mücadelesinin anlamını, başkanı ve başarıyı tekrar tekrar açıklayabilirim. Onur mücadelesi demek, formanı giyip sahada kendini gezdirmek değildir. Onur mücadelesi veren takımlar, insanlar sahaya çıkar koşar. Mücadele eder. Belki kazanır, belki kaybeder. Ama insanlar şunu der : “Mücadelesi takdire şayan” Bizim takımımızda şu an göremediğimiz, özlediğimiz o hırs. O enerji, o vazgeçmeme.

Size defalarca “Başkan” çıkacak dedim ve hala diyorum. Çıkacak, sabredin. Adım adım, ince ince… Başkan için oynayın. Tam zamanıdır.

Bir önceki yazının bazı kısımlarını aynen tekrar alıyorum şimdi :

“Haklısın, haklısın da onur mücadelesi veren bir görüntü çizmiyoruz. Ne diyoruz durmadan “Sonucu geçtik, en azından mücadele” Lakin sahada onu da göremiyoruz. Her geçen gün Fenerbahçe Yönetimi, taraftarı birlik olurken; zafere inanırken, oyuncuların bu derece inancını kaybetmesini nasıl açıklayabiliriz?

Mücadele eden, koşan, basan, pas yapan takımı nasıl gün be gün kaybettik biz? Ne oldu, ne değişti? Mantıklı bir şey söyleyin, tamam diyelim. Sen sahada ne kadar iyi mücadele edersen; bu takımı, taraftarı ve içeride sana inanan Aziz Yıldırımı ve Yöneticilerimizi o derece mutlu edersin. Sen de çökersen, hepsi çöker.

Taraftar senden vazgeçmemiş, her zamankinden daha çok sarılırken, maçlarına içeride dışarıda tam kapasite gelirken, ağzından çıkacak bir sözü neredeyse vecize sayarken; sen neden bu kadar düştün Fenerbahçe Futbol Takımı? Bir sıkıntın var, biliyorum. Birileri içeride canını cidden sıkıyor gibi.”

Takım nasıl oynamalı, kim kenarda oturmalı, kim sahada durmalı diye yazmıyorum. Gözle görülür bir şekilde kimin iyice düştüğünü zaten görüyorsunuz. Klasik, kopyasının kopyası golleri yediğimizi biliyorsunuz. Hücumda kısırlaştığımızı biliyorsunuz. Geçen sezon ki gibi yine hakemlere karşı da oynadığımızı biliyorsunuz. Ama kadro aynı kadro. Gideni boşverin, gitmiş, bitmiştir. Yerlerine yenileri ve eş değerleri gelmiştir. Dik durun.

Güzel günler göreceğiz evet, güneşli günler için de kaldırın şu takımı ayağa. Koşun biraz, mücadele edin. Vurun, kırın, parçalayın. Siz inanın, biz inanıyoruz. Kocaman umutlarımızın sahibisiniz zira. Biz dışarıda siz ve yöneticilerimize inanıyoruz, siz de kendinize inanın. İnanın çocuklar.

Geçecek… Onurunuz için, Formanız için, Başkanınız için, sizden vazgeçmeyen Bizler için…

OYNA!

Kocaman Umutlarımızın Sahibisiniz

Serkan Çakmak

27 Şubat 2012

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım... Haydi bakalım