Emre Belözoğlu’nu Linç Ediyoruz

Bugün 15 Nisan 2012… Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı‘nda Trabzonspor’u 2-0 eze eze yenerken; maç sonunda herkes oynanan futbolu değil Emre Belözoğlu‘nu konuşur oldu.

Ahlak bekçileri sosyal medyada; gerek Facebook, gerek Twitter’da parmak şıklatmaya başladı.

– Emre Belözoğlu futboldan men edilsin

– Emre ırkçılık yaptı

– Emre Zokora’nın pipisini yesin

– Emre Belözoğlu’nu Allah topaç etsin…

Gibi yüzlerce, binlerce şey yazıldı ve hatta yazılıyorda. Geçmişini, tarihini, yaptıklarını bilmeyen “embesillerin” daha bilimsel yazarsak “Mental reterdasyon” yaşayan “Cro-Magnon” türü insanımsıların bu yazdıklarını gülerek okuyorum.

Maç sonu sarılan, gülen, eğlenen iki futbolcudan birinin yani Zokora’nın mağlubiyeti, başarısızlık algısını taraftar üzerinde farklı bir yöne çekmek üzere verdiği demeç; “Emre bana pis zenci dedi” demek, karaktersizlikten başka birşey değil. Maç içinde alabildiğine sakin Emre Belözoğlu üzerine bu denli gitmek, oynamak “Ahlak Bekçiliği” yapanların elbetteki hoşuna gidecektir.

Gerek Fenerbahçe’li, gerekse diğer medya mensuplarının da son 15 gündür sürekli Fenerbahçe ve Emre Belözoğlu üzerine oynadığı bir dönemde böylesine ispatlanamayacak bir “çamur” elbette gündemi meşgul edecektir.

Emre için “Irkçı” yakıştırması yapan Trabzonspor’luların kendi tarihlerini bilmemesi veya çok çabuk unutması ironinin bir diğer parçasıdır.

Papazın çayırından, Kanuni’nin vatanına hangi yüzle geldiniz” diye 1 değil, tüm bir kulübe “ırkçı” yakıştırma yapan ve alenen tüm Türkiye’nin gözüne sokanları konuşmaz elbette kimse. Zira “Pontus Rum” kökenli arkadaşların kendilerini en ileri seviye Türk yapmaları da düşündürücüdür. Bu duruma gülen, seyreden, hala anlatıldığında tebessüm edenlerin “Emre Belözoğlu”nu linç etmesi kadar doğal bir hareket yoktur. Zira Emre, Fenerbahçe’lidir.

Üstteki pankart yeni elbetteki. Bir de eskiler var. Eski Trabzonspor Başkanı, Devlet Bakanı Mehmet Ali Yılmaz kendi oyuncusu Campbell için “Yamyam” derken de kimse ağzını açmamış, kahkahalarla bu durumu seyretmiştir. Bu duruma gülen, seyreden, hala anlatıldığında tebessüm edenlerin “Emre Belözoğlu“nu linç etmesi kadar doğal bir hareket yoktur. Zira Emre, Fenerbahçe’lidir.

Mesele etnik köken olduğunda Trabzon şehri ve insanı çok efendidir aslında. “Ogün Samast nerelidir,” “nerede kral gibi karşılanır” diye sorarsanız alacağınız cevaplar elbette yine Trabzon olacaktır. Lakin Ogün Samast “Pis Ermeni” dememiş, silahını çıkarmış ve “Hrant Dink“i vurmuştur.  Bu duruma gülen, seyreden, hala anlatıldığında tebessüm edenlerin “Emre Belözoğlu”nu linç etmesi kadar doğal bir hareket yoktur. Zira Emre, Fenerbahçe’lidir.

Sonra bu ülke “Gavur İzmir” ile tanışmıştır. Sizi gidi kefereler sizi. Başbakan bu, ırkçılık mı şimdi söylemi? Lakin haklısınız tabi, işin içindeki değil bir “zenci”. Bu duruma gülen, seyreden, hala anlatıldığında tebessüm edenlerin “Emre Belözoğlu”nu linç etmesi kadar doğal bir hareket yoktur. Zira Emre, Fenerbahçe’lidir.

Melo’nun yaptıklarını doğru bulan, haber yapmayanlar; Burak Yılmaz’ın her maç ana avrat bacı soy sop küfrüne alkış tutanlar; “Zenci ağır laf” demesi normaldir. Bu arkadaşların ne anası vardır, ne bacısı. Zira Emre’yi kızdırmak için ana bacı düz gitmek yeterlidir. Emre Fenerbahçe’dir.

Gökçen‘in bir twit’inde yerinde bir tespit var : “Duyan da Turkiye’de Afrika kökenlilere sistematik bir ırkçılık yapılıyor ve Emre de onun bir parçası sanır.” Tespit yerindedir. Lakin unutulan bir gerçek vardır ki Emre Fenerbahçe’lidir.

Şimdi sözüm ona bir çok Fenerbahçe blog sahibi, Fenerbahçe spor yazarı Emre Belözoğlu linç kampanyasına “Evet” oyu basacaktır. Zira bu ülkede tribünlere oynayanlar, şunu bilsin; Emre 2005-2008‘de Newcastle‘da oynadı. Zokora ise 2006-2009 yılında Tottenham‘da oynamıştır. Emre için fasa fiso bir “ırkçılık” davası olmuş ve iki oyuncu o dönem karşılıklı oynamıştır. Yani zaman bok at izi kalsın zamanıdır. Detayına gerekirse FBTV’de Yeraltı girecektir sanırım.

Düşünmeyi bilmeden yazanlara selam ederim,

Ben Fenerbahçe’liyim. Emre’yim, Alex’im, Aziz’im.

Serkan Çakmak

Yazıda izinsiz kullandım gerçi ama Kaptanım Tamer Bağlan’a, Sözlerini her daim sevdiğim dişi yansımam Gökçen Yıldız’a teşekkür ederim.

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım… Haydi bakalım