avazım çıktığı kadar sussam sana… 6

avazım çıktığı kadar sussam sana… 6

avazım çıktığı kadar sussam sana… 6

avazım çıktığı kadar sussam sana… 6

1. bölüm için buraya tıkla

2. bölüm için buraya tıkla

3. bölüm için buraya tıkla

4. bölüm için buraya tıkla

5. bölüm için buraya tıkla

adam :

merhabalara sobelenmiş sıfatlarımızı yazdık bundan 16 mevsim evveli,
yeni değildik, zamana eskitilmiş iki ayrı yüzden ibarettik.
başka bir merhabanın vedasından gelmelerdik.
bu yüzdendir ki adımlarımız küçük,
ağır ve bir sonrakini düşünerek atılıyordu.
kısaca birbirimize olabildiğince gecikiyorduk…

sonra bir gün içimizde çocuksu bir koşma isteği belirdi
dünyanın sustuğu vakitti.
yüzüne baktığımda, onun hislerine
ayak uydurmak gibi bir içgüdü hissettim…
hayvani dürtülerimizin en korunaksız yanı da bu ya işte
merhaba kadınım…
sen bana, ben sana
hoşgeldim.

herkesin şimdi ve sonrası için anımsatıcılara ihtiyacı vardı
zira anılar böyle yapılırdı nörolojik sektörlerde.
sanırım bizim anımsatıcı objelerimiz
yine iki farklı bedenden ibaretti…
kısaca sen ve benliydi kahramanlar…
işte bu içtimai düşüncemiz,
birbirimize bağlanmış basiretimizdi.

hayatın en büyük trajedisi buydu sanırım
bir şeyler sürekli değişmek zorundaymış gibi…
bir sabah uyandım ve güneşli değildi dünya
gidişini boşluklarla kutluyordum
ve diyordum ki kendime :
“haydi sen de haritanın her hangi bir yerinden kaldır kadehini
kendimize sakladığımız haklarımızın niyetine
sözde özgürlüklerimizin şerefine…”

kadın : en büyük hatan bu. çok fazla düşünüyorsun.

adam : işte yine o ses…

kadın : aşk kaybedildiğine ve bu kayıp bana baskın çıktığında…işte o zaman aşkın kuralları gizlenir…
kaos hakim olur ve düzen kaybolur…işte o zaman kalbim aşktan gizlenir.

adam : hiç bir aşkı kaybetmedim. aşka karşı kayıplarım vardı benim.

kadın : ve eminim ki onlarda seni bir hiç gibi sevmiştir

adam : saplantılıyım,odaklanmışım ve hatta belki de yoldan çıkmışım. tanrı bilir…. ama asla yabancı olmadım

kadın : kimse tanıdık gibi davranmadıktan sonra, hiç olmanın ötesinde dokunmadıktan sonra senin yabancı olmamanın
ne önemi kalıyor ki…

adam : bazı kadınlar yüzlerindeki makyaj silinene kadar güzeldir.
yağmurlu bir günde farkedebilirsin ne şekil olduklarını.
ama bazıları var ki… hayatımı beraber geçirebileceğim gibi, sıcaktır.

kadın : zamanın hangi yerinde denk geldin böyle bir aşka, kadına…

adam :

bir zamanlar dünyada en çok sevdiğim kişiyi artık sevmediğimi söylemek,
yalan olurdu.
ama gerçek şu ki hayata devam ediyorsun.
etmek de zorundayız zaten

tüm yaşadıklarımızda tanrının bir suçu olabilir mi,
bilmiyorum.olsa bile;
her hangi bir yalancı peygamberin kitabından
günah çıkartmak kadar kolay olabilir mi sonumuz?
ona da bir cevap veremiyorum.
ama biliyorum ki karanlık gökyüzünü çağırdığı vakit
işte öyle bir gün / vakit
yine burada oturacağız ve sessizlikle aldatacağız zamanı.
işte o an soracağım :
derdime misafir misin ey kadın?

kadın : kimseyi sevemeyecek kadar yaralı olduğunu düşünüyordum. yanılmışım.

adam : iki uzaklığı birleştiren bir başka uzaklığı paylaşacağız elbet bir gün…
o zamana kadar sadece kırık parmaklarım olsun istiyorum.

kadın : ….

serkan çakmaksilüetsiz yazışmalar serisinden

21-11-2010

03:32

MGÇ


Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım… Haydi bakalım