avazım çıktığı kadar sussam sana… 4

avazım çıktığı kadar sussam sana… 4

avazım çıktığı kadar sussam sana... 4

avazım çıktığı kadar sussam sana… 4

1. bölüm için buraya tıkla

2. bölüm için buraya tıkla

3. bölüm için buraya tıkla

5. bölüm için buraya tıkla

 

kadın : neden yüzüme bakmıyorsun?

erkek : dikkatimin senin göz alıcı gülümsemenle dağılmasına katlanamam.

kadın : nereye gidiyorsun?

erkek : gözlerin beni daha çok zehirlemeden önce gitmeliyim ve yüzünün gerçek güzelliği karşısında…

kadın : beni de götürmeye korkuyor musun?

erkek : güzelliğinden daha zorlayıcı bir şey varsa o da ateşin.

kadın : yanmaktan korkuyor musun?

erkek : kendimi ateşine atmayı düşlüyorum… çok soğuk ve çok sıcak.

kadın : kaç kalbi ezip geçmek gerek o ateşte beraber yanmak için?

erkek : bunun için, tek bir şans için bile ölmeyi göze alabilmişken, şimdi gözlerine bakamamak senden ve senli benli gerçekliklerden kaçmak gerekiyor. çünkü, sen yeni bir sayfaya sıcak mürekkep döküyorsun. sil baştan hikayeler yazıyorsun. kendimi ateşine atmayı düşlüyorum ama dediğim gibi çok sığak ve çok soğuk… bu tıpkı çocukluğumuzda bir oyun gibi.. yaklaştıkça ısınıyor, durdukça soğuyor. bir bakışla yıkılıyor dünyam.

kadın : hayatımızda, hala eskileri severken yeni insanları sevmekde mümkündür. zor olan şey, hayatta her zaman seninle olacak zannettiğin insanları arkanda bırakarak devam etmektir. basit yaşarken zorlukları istemeyi öğretmiştin bana. benim tanıdığımı sandığım adam, sen değilmiydin yoksa?

erkek : o halde dinle… seni bir düş içine düşüreyim şimdi.

benliğim beni yırtarken, yağmur gibi trajedi ve yeni duygular gelir.fırtınada nefes almak isterim,aşıklar gibi öpmek isterim,okyanusunda yüzmek isterim…. bir müzikle irkilmek ansızın yine… ne de çok birikmiş isteklerim.

önce viyonun sesi yankılanır içinde.yanık ve derinden acıtır seni.hatta alır, ıssız bir sahil kasabasına götürür.ardından piyano bateri elektro beraber hükmedecek gecene.düşlere açılacak aklın. sesim hafif boğuk ama tırmalamayacak seni.sözlerimin bir yerinde önce tenine sonbahar düşecek.sen müzikle yürürken, aklın da en son kışa düşecek…

üşüyeceksin. içinde anlamsız bir sarılma isteği…herşeyin sustuğu bir anda nefes nefese değecek ve günün en güzel yerinde noktalacak dış sesler…kasabaya doğru vuran 2 kalp çarpıntısı. herkes nefessiz kalacak böyle bir gece için…
emin misin kadınım…

kadın : sanki göğsümde kocaman bir delik açıldı ve içime buz gibi hava doluyor… yanarken üşüyorum.

hikaye elbet bir ara devam eder…

serkan çakmak silüetsiz yazışmalar serisinden

30-05-2010

14:17

MGÇ

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım… Haydi bakalım