serkan istanbuldan bildiriyor

Koy Götüne Rahvan Gitsin

serkan istanbuldan bildiriyor…

canımız acımasın diye giderek daha da artıyor mesafelerimiz. kim olursa olsun, aramıza duvarlar örüyoruz. birbirimizi gördüğümüz ama “bize dokunmasını engelleyecek” engellere donatıyoruz etrafımızı.denizde bir dalga kıran misaliyiz. içimize, etrafımıza çimentolardan kalıplar döküyoruz. bu yüzdendir herkesle ilişkimiz sadece merhaba,merhaba…

birine değer verdiğinde canın yandığını unutur olduk. unutanlar artık yaşı otuzlarına gelmiş ve hatta geçmiş olanlar elbetteki. yeni neslin değer, sevgi, ilişki, aşk, hayat kavramlarını doldurdukları anlamın “iletiler”den ibaret olduğunu, yaşamlarının “baş parmak sessizliğinden” ibaret olduğunu, yaptıkların her şeyin an be an bir “sidik yarışı” olduğunu zaten görüyoruz.

sanırım birisini sevmenin bir diğer yanının “sorunlarına, üzüntüsüne, hatalarına” ortak olmak olduğunu, bir metadan ibaret olmadığını, sadece “var” olmasından öte bir şey olduğunu unutan sözde sosyal hayvanl olduk. her hangi bir eleminasyon sistemi ile “şu böyle”, “bu kişi şöyle” diye kıstıtlamayacağım.

herkes aynı haliçe akan boklu dere nasılsa. herkes koy götüne rahvan gitsin modunda. şu kadarcık yazı sonunda bir çok kişinin aklında “öyle olmak isterdim/istiyorum” ampülleri yanacaktır. ama öyle olmak isteği yetmez, yetmeyecektir. hindi gibi düşünedurun siz. benim şimdi star gate sg-1 saatimdir.

akıllara kan pompala serkan, herkes senden nefret ediyor.

serkan çakmak

8 mart 2011 – 21:40

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım... Haydi bakalım