Nedeni Var Elbet Silmelerin

Nedeni Var Elbet Silmelerin. Boşu boşuna, sadece ego tatmini olsun diye silinmez kimse. Bazen ya miyadı dolar insanların veya bile bile lades ederler kendilerini. Her durumda bir yol vermek lazımdır.

Zamanla anlıyorsunuz ki; listenizde sadece hacim kapsayan kişiler oluyor. Dokunuyorsunuz ses yok, dürtüyorsunuz hasta sanki ex. Son bir yem atıyorsunuz ortaya, ne buğdaya ne mısıra dokunan yok. Bir masadan farkı yokken listedekilerin; kaldı ki masa dediğin arada işe yarar beee, öyle iken böyle diyor insan.

“Arkadaşlarımdan Çıkar” butonuna hiç düşünmeden, tereddüt etmeden basıyorsunuz. “Sildim gitti” diyorsunuz. O noktadan sonra zaten silinen kişi sizi hatırlarsa, farkederse günler, haftalar ve hatta aylar sonra sorar. Böyle durumun en uzununu ben sildikten 11 ay sonra yaşamıştım. 16 yıllık arkadaşımı silmiştim. Sağolsun kendisi 11 sonra farkedip, mesaj attı.

Biliyor ki telefonla ulaşamayacak. Malumunuz gsm firmasında çalışıp, kendi telefonu olmayan, şirket hattını da gerekli oldukça cevaplayan biri var burada. Ses to ses… Sevmiyorum. Yüz yüze konuşmak ise ayrı… İnsan olmanın, konuşmanın özü birebir can cana, yüz yüze olanıdır. Perde arkasından, uzaktan konuşmaları sevmiyorum. İfadesini, mimiklerini görmeden aksedecek kelimelerden haz almıyorum.

Neyse ne diyordum? Bir de şu facebook illetini, twitter gibi kullanan arkadaşlarınız vardır. Durmadan durum güncellenir, bir şeyler paylaşılır. Öylesi can sıkar, sinir bozar, sayfa pisletir. Kaka insanlardır. Bir yerden sonra silmek gerekir. Benim gibi paylaşıp, bir süre duvarını temizlemiyorsa sürekli orada kalacaktır.

Ayrıştırması kıtları da silmek farzdır…Her neyse… Bu gece 11 kişiyi daha eledim. Yarına? Belki daha çok, belki de yeteri kadarını…

Hedef twitter… Pompala kalbim pompala.

Serkan Çakmak

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım… Haydi bakalım