Mart’ın 5’i Sene 2012

Sene 2012… Milenyum çağı, aylardan mart. Kediler kendilerince “Hoşgeldin 11 Ayın Sultanı” tadında köşe bucak alem yaparken; bizler merhaba diyen güneşin çocukları olarak stresli bir haftaya daha başladık. Malumunuz bugün pazartesi, hafta sonunun ardından pek seveni yoktur bugünü. Lakin ben severim. Herkesin nefret ettiği yerde, doğduğum gün özeldir bende.

Neyse durum, mevzu bahis gün ile sevişmişliğimiz değil zaten. Kaldı ki bir amacımız da yok yazımsamak için. “Yazımsamak”… Edebi metin düşkünleri nasıl da kızıyor bu kelime için şimdi bana. “Aman efendim öyle kelime mi olur? Sıçtınız Türk Dili Kurumu sözlükleri içine” diyenleri duyar gibiyim. En azından ortostotik hipo sinirimin asıl sebebi bu gibi. Çınlıyor kulak zarlarım. Sövmeyin, yeter.

Bugün Facebook, Twitter ve Msn listelerimi irdeleyip; temizleme, deformasyona uğramış beyinleri temizleme günü ilan ettim. Acımasızca, neşteri dalağına böbreğine vurdum her birinin. Çok fazla skor meraklısı olmadığımdan, listelerimin uzamasını seven bir yanım yok. Msn listemde yüzlerce kişiye, Facebook hesabımda üç dört beş yüz kişiye ihtiyacım yok. Twitter da önüne geleni “Follow” eden bir tavrım da yok zira. Az öz, takibe değer, sohbete değer insanlar lazım hayatımıza.

Msn… Son bir kaç seneye kadar hayatımızın vazgeçilmezi, klavye şıklattığımız anlık yazışma zamazingosu. Hatırlıyorum, daha 1 sene öncesine kadar 45 kişi falan vardı listemde. Şimdi biraderi ve kendimi saymazsam kalmış 15 kişi. Ki bu 15 kişi de nadiren online ekranlarımda. Kısaca sohbetin bittiği noktadayız.

Facebook… Her davet göndereni kabul etsem ve silmesem sanırım bu hesabı açtım açalı 3000 ve üzeri bir arkadaşım olurdu. Ama bana göre ki bilim adamlarının araştırmasına göre de en fazla 150 kişi kadarını takip edip, tanıyabilir mişiz. Zaten bana göre de nerede çokluk orada foseptik çukuru mantalitesiyle, hepi topu 120 arkadaş sahibiyim. Yeni sildim. Bir sefer daha girişsem bu sayı rahat 70-80 civarına iner. Zira görüyorsun ki bir yerden sonra boş geliyor insanoğlu.

Twitter… Sanırım takip ettiğim hesap sayısı 140. Ki bunun 50 tanesi gazete, site, firma ve takım oyuncularımız. Kalanı da cidden okumaya değer bulduğum “Followcan” lar.

Demem o ki biraz vurdumduymaz, biraz agresif, bir tutam da zencefil aman… Ha ha ha işte. Dar alanda kısa yazışmalar seven adamım yani. Okunabilir, anlaşılabilir, zeka kıvrımına denk düştüğüm insanlar olmalı bana göre… Bir dilin gramer tutmazlığını yaşamadıklarım olmalı hep.

Ne diyordum, nereye geldim… Siz en iyisi şurada arkamdan kim ne sektirmiş bi okuyun, neşelenin…

http://www.facebook.com/remphin#!/remphin/posts/10150615615127871

Serkan Çakmak

Dünya

5 mart 2012

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım… Haydi bakalım