Evim Evindir Van, Acınızı Paylaşıyoruz

Evim Evindir Van, Acınızı Paylaşıyoruz

“Sesimi duyan var mı?”

Bu cümlenin nasıl acı, ne kadar hırçın, ne kadar umutsuzca çıktığını şu an bilgisayar başında oturup, yazanlar ne kadar bilebilir? Bir acıyı hangi kelimeler topluluğu ile tasvir edebilirsiniz ki? Hangi söz orada ağlayan, “yardım edin” diyen birine ilaç olabilir ki?

Bu ülkenin her karış toprağı üzerindeki yaşayan binlerce insanla güzeldir. Şu konuda yazmıştım : “Hata Kürt Yurttaşlarda Değil Beynini Yıkayan İbnelerde” diye… Aslında söz bir rap parçasına ait. Gittiği yer o kadar geniş ki… Bir gün parçayı dinlerken anlayacaksınız.

Dün yani 23 ekim 2011’de Türkiyenin en doğusu 7.2 ile sallandı. Bir çok insan korkunun soğuk nefesini tattı. Bir çok genç, çocuk, yaşlı… Bir çok yakınımız veya bir yanımızın tanıdığı şu an göçük altında, “sesini duyabiliyorum” demenin zorluğunu yaşıyor.

Van şehri… Doğunun incisidir. Ağırlıklı Kürt etnik kimliğine sahip bu kentin belediye başkanı zamanında “Türk Devletinden Beklentimiz Yok” gibi bir açıklama da yapmış olabilir. Yapmıştır, doğrudur. Ne de olsa biliyoruz ki BDP denen siyasi hareket PKK ve türevlerinin yasal koludur. Elbette bu da kanımıza haklı olarak dokunmaktadır.

Askerimiz, polisimiz, kardeşlerimiz, eşler, abiler burada bu adamları korumak uğruna, vatan toprağının böldürtmemek uğruna şehit düşmüştür. Ve düşecektir de. Mehmed’imin al kanı toprağı 30 senedir sulamaktadır ve bu durmayan yara, bazı siyasi eylemler yüzünden kanamaya devam etmektedir.

Lakin bugün orada nice suçsuz, cahil, kim ne derse ona inanmış yoksul, aç, muhtaç bir halk var. Orada binlerce asker, öğrenci, günahsız çocuk var. Orada hala okuma yazma bilmeyen, orada korkudan oy verenler var. Orada bizden, sizden içimizden insanlar var.

Ve eğer ki bir Müslümansak da “Yaratılanı sev Yaradan dan ötürü” diye bir sözümüz var. Ne olduğuna bakmadan en insani görevimizle oraya gidip, yardım elini uzatmak var. Eğer ki ırkçı, nefret söylemiyle yaklaşacaksak nerede kalır bizim insanlığımız? Ne farkımız kalır bizim dağdaki kalleşten? Ne farkımız kalır “beyin yıkayan ibneler” den?

O klasik tabirle elimizi taşın altına koyma vaktidir. Çünkü o BDP köpeği ve türevleri uzatmayacak elini oralara. Yine biz koşacağız, yine biz insan olacağız. Çünkü biz buyuz. Biz asırlardır Ata yadigarı bir davranışla asla ve asla mazluma, düşmüşe, muhtaca kötü davranmadık. Davranmayacağız.

Nasıl yardım edeceğiz?

Şu an hemen hemen her belediye, her sivil toplum kuruluşu bir şeyler yapma derdinde. Bu o kadar güzel ki, o kadar birlik beraberlik mesajı veren bir hareket ki… Lakin ölçüyü kaçıyoruz. Zira şuursuz, plansız ve ne olursa mantığıyla yardımdayız.
Öncelikle her türlü yardımı Kızılay ve Akut üzerinden yapmanız gerektiğini unutmayın. Böyle zamanda onlarca rantçı, çıkar amaçlı insan ve kurum da yardım toplamaya başlamış durumdadır. Banka hesaplarını sadece ve sadece devletin resmi kanallarıyla kullanınız.

Oradaki insanların giyecekten çok, çadır ve battaniyeden çok “Su, Gıda, Bebek Maması, Çocuk Bezi, Kadın Pedi, Kağıt Mendil, Dezenfektan Madde, El Feneri, Pil” gibi ihtiyaçlarının olduğunu unutmayınız.

Şu an Kızılay Çadır ve Battaniye ihtiyaçlarını hızla karşıladığından yapacağınız yardımlara dikkat ediniz. Yine de gönlünüzden fazlası kopuyorsa göndereceğiniz paket ve koliler üzerine içindekileri mutlaka yazınız. Zira ayıklayıp, bölmeye çalışan ekiplerin de işini kolaylaştırmış olacaksınız.

Hiçbir şey yapamayanlar Kızılay ve Akut resmi SMS hesaplarına boş mesaj göndererek 5 TL yardımda bulunabilir. Bunların o bölgede yeniden yapılanma amacı ile kullanılacağını unutmayınız. Para yardımlarınızı “Van Belediyesi, sarmaşık vakfı” gibi hesaplara değil, Devletin duyurduğu hesaplara yatırınız.

Bir de bu olaylarda en çok çocukların etkilendiğini unutmamak adına gönlünüzden kopan her oyuncağa ihtiyaç vardır. Küçük büyük demeden ne verebilirseniz, makbule geçecektir.

Evim evindir kampanyasından mutlaka resmi kaynaklara danışarak kapılarınızı açınız.

Ve mutlaka dua ediniz. Böyle zamanlarda her türlü yardıma, güce, enerjiye ihtiyaç vardır.

Hepimiz insanız, hepimiz bir gün “sesimi duyan var mı?” diye bir sese muhtaç kalabiliriz.

Benim Mehmed’ime kurşun da sıksalar biz insanız. Böyle zamanlarda insanlığımızı hatırlatmalıyız.

Yakınlarını hala arayanlara Allah yardım etsin, kayıplarımıza Allah rahmet eylesin.

Unutma : Deprem öldürmez. Öldüren insanların yaptığı binalardır.

Serkan Çakmak
24-10-2011

Not : Fotoğraf Hürriyet gazetesine aittir.

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım... Haydi bakalım