Atatürk’ü Yoketme Mizanseni

Arka yüzünde ”Türkçe Olimpiyatları’‘ yazan madeni 1 liralar alışverişte kullanılıyor. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları için 10. yıla özel çıkarılan madeni bir liradan Atatürk resmi çıkarılarak 1 milyon adet basıldı ve piyada kullanılıyor. Bu neye gebe? Yakında her özel gün ve etkinliğe madeni, hatta kağıt para basılabilir. Bu da paradan yavaş yavaş Atatürk resminin kalması anlamına gelir.

Hükümet Atatürk resimleri için ilk adımı devlet dairelerinde atmış ve kaldırılacak yanıtını vermişti. Büstlerin de puta tapma olduğunu, gereksiz olduğunu düşünen hükümet; okullarda eskiyen Atatürk büstlerini de yenilemiyor. Kırılan Atatürk büstlerine yenisi yapılmıyor.

Daha önceden Osmanlı dönemine dönüş ile ilgili birşeyler yazmıştım Tümay’ın bir iletisinde Facebook adresimde. Zira devlet kanalları ve bir çok özel kanalda son dönemde Osmanlı dönem filmleri, dizileri arttı. İnsanların bilinç altına yeniden işlemenin ana hatlarından birisidir bu. Ancak gündemi, asıl konuşulması gerekenleri sürekli perdeliyoruz sunni gündemlerle.

Balyozdu. Ergenekondu. Şike davasıydı. Kürtajdı. Twitter davalarıydı. Hepsiyle biz meşgul olurken, daha doğrusu birileri fikirlerimizi ve gündemimizi oyalarken; gerisin geriye arka planda olup bitenle bir türlü ilgilenemiyoruz. Farkında değil bir çok kişi ama bazı yasalar jet hızıyla geçiyor, zamlar aniden arka arkaya geliyor. İyi birşeyler yapmak isteyen, fikri olan adamların isimleri davaların esame listelerine yazılıyor. Yani ekarte ediliyorlar.

Bir filmde dendiği gibi : “Bu ülkede hiç bir iyilik ve başarı cezasız kalmaz” Kalmıyor da.. Yazımın başlığını “Atatürk’ü Yoketme Mizanseni” diye attım. Dikkatle bakarsanız büyük resme, aynen bu yolda dört nala gidiyor hükümet.

Kısmetse yakında adım adım 1923 öncesi Türkiyeye gideceğiz. Farkında değilsiniz ama zaten eski Türkiye kavramını yani Osmanlı kanunlarını size zerk ediyoruz. Gerek kanunlarla, gerek yasaklarla adım adım yapıyoruz. Farkında mısınız bilmem ama andımızı kaldırdık, 19 mayıs 23 nisan 30 ağustos kutlamalarını kaldırdık. Resmi dairelerden Atatürk resimlerini söktürdük. Elimizde olsa Atatürk büstlerini de hemen söktüreceğiz, putperest bir nesil istemiyoruz. Farkında değilsiniz ama yavaş yavaş Osmanlı dizileri ile içinize bu olguyu işliyoruz. Bunca şeyin ardından siz çıkmış kürtajı, sezeryanı tartışıyorsunuz. Hükümet biziz, kral biziz, küçük peygamberleriz zira. Neden yasaklamayalım” gibi bir şeyler anlıyorum ben.

Bazen yanlış anlamak istiyorum ama aklımdaki ifadelerin tümü buraya çıkıyor işte. Olmuyor. Ben mi çok karamsarım yoksa bunu kabullenip, normal görenler mi çok geri zekalı; bilemiyorum.

Birileri çıkıyor doğuda anadilde eğitim diye Kürtçe ders verilmesini, Kürtçenin resmi dil olmasını istiyor. Bu ülkenin adı Türkiye Cumhuriyeti ve ana dili Türkçe diye biliyorum. Ama bu tabuyu yıkıyorlar şu an. Herkes çok rahat konuşuyor.

Birileri çıkıyor bu ülkenin bayrağını herkesin gözü önünde yakıyor, askerine silah doğrultuyor. Ama bir oy uğruna ne güneşler batıyor şimdi. Herşey sineye, her şey için içine gidiyor.

Ne zaman çıkıyor birisi “Ben Türk’üm, Ben Atatürk’çüyüm” diyor; eyvahlar olsun. Kendini Metriste, Silivride demir parmaklar arasında buluyor.

Kısaca artık kendi benliğimizi, 90 yıllık sevdamızı yoketme adına bazıları büyük adımlarla ve büyük harflerle üzerimize geliyor. Dur demek yerine, herşeyi kolleksiyon yapmaya devam.

Atatürk de kimmiş, Türkiye de neymiş, Bayrak Marş da ne ola ki? Yakın yıkın parçalayın heykelleri…

Serkan Çakmak

Editör Serkan Çakmak

Fenerbahçe, Teknoloji, Müzik ve Dizi üzerine yazmayı severim. Her fotoğrafı değil, anlamı olanları seçip, sizlerle paylaşırım. Siyaset üzerine pek yazmıyorum, sonra alınıyor zeka küpürleri. Korsan Basınım... Haydi bakalım