Sayfalar
Son 10 Şey
- Aşk & Cinsellik & Romantizm
- Fenerbahçe ve 5 Şubat Maçları
- Fenerbahçe – Beşiktaş Maç Öncesi Son Detaylar
- Hafta Sonu İddaa
- Android İçin Hava Durumu Uygulaması
- Samsunspor – Fenerbahçe Maç Öncesi Son Detaylar
- Lady Antebellum – Need You Now (2010 Remix)
- Dolores Moran (1924-1982)
- 29 Ocak Gecesi Twitter Kayıntısı
- Fenerbahçe – Mersin IY Maç Öncesi Son Detaylar
Kategoriler
- Altyazı Çevirilerim
- Bilgisayar Destek Ünitesi
- Düşünce Pompası
- Edebi Kayıntılarım
- Eğlenceli Fotoğraflar
- Eski 45likler
- Eskiden Böyle Şeyler Vardı
- Fotoğrafik Pompa
- Gereksiz Yazılar
- Güzel Şeyler
- Güzel Söz Dediğin
- Heber Pompası
- İndir Kuyusu
- İnternet Destek Ünitesi
- Istasy10
- Karikatür Komedya
- Makale Gibi
- Mobil Teknoloji
- Müzik Defteri
- Paramedikal Günce
- Pompalamaya Devam
- Retro
- Sanatı Güzel Fotoğraflar
- Sevecen Yazılar
- Sinematografi
- Sportif Kayıntılar
- Teknolojik Hareketler
- Video Mideo
Spam Blocked
Etiketler
Benim Samimi Dostum Kafamdaki Duygularım
hayat düşleriniz ve isteklerinizin arka bahçesidir. dilediğinizce koşturabileceğiniz, sınırlarını sadece sizin koyduğunuz o muazzam renk paletidir kısaca. “bir insanın zenginliği hayal gücüdür” diye anımsıyorum geçmişten bir karede. limitiniz, gözlerinizin gördüğü kadar değildir.
lakin hayat seçimlerinizin bileşkesinde, o gizli gölgede yürür. kendini mahvetme ve yapılandırma mizanseninde bir yönetmense insan, bunun yanında senaristten tutun da, başrol oyuncusu da kendisidir. tıpkı ben misali.. tıpkı sen ve herkes misali.
kimseye güvenemezsiniz, kimseye o gerçek karakterinizin özünü söyleyemezsiniz. çünkü bilirsiniz ki sır dediğiniz bir bencillik eylemidir ve paylaşıldığında artık sadece kuru bir bilgidir. işte benden de kendime düşen o sır tadındaki cümle : benim samimi dostum kafamdaki duygularm…
aslında bu cümle bir şarkının orta yerinden, alelade bir köşesinden dize. dıştan jelatinsiz bakıldığında sadece bir cümleyken, kişisel çarpanlarımda sekansımın orta yeri olduğunu anlayabiliyorum. duyduklarımız, gördüklerimiz sadece bir ilüzyonun parçasıyken, içinden kendimize çektiğimiz küçük ve dikkat edilmeyen bu ayrıntılar,aslında ne yapmamız gerektiğinin anahtarını ana hattıyla önümüze seriyor.
kişisel evrim sürecinde insanın en büyük,en basit ve en son sorduğu o sorunun, “ben kimim” sorusunun cevabını böylesine dikkat edilmeyen bir cümlede bulmasının lezzetini keza yukarıda, keza da bundan sonraki satır aralarında okumaya meyilli kişilerin algılaması elbette beklenmiyor. ruhsal, zihinsel ereksiyonların kalem öfkesinde rengi mühim olmayan bir kağıda düşmesi ve bu düşüş sonunda kinetik bir etki yaratması şaşırtıcı olmayacaktır benim için.
düşünüp durmayan bir aklın kendine zarar sonuçlarından ortaya çıkacak kıvılcımlarda yanan aslında yine kendisiyken, sayfalarca yazsam da anlamayacaklarını bildiğim için, bu seferlik oynamak istemiyorum ne kelimeler üzerinde, ne de ruhsal iklimlerle…
bir laf var yani : siktir et, sayfa boş kalsın… işte o yüzden hatalı hamleler arifesinde kalsın içimdeki tüm ihtivayı kelimelerim…
serkan çakmak – 911 / remphin
10-05-2010
13:35
Yorum Yapılmamış »
Henüz yorum yapılmamış.
Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URL
