Sayfalar
Son 10 Şey
- Fenerbahçe ve 5 Şubat Maçları
- Fenerbahçe – Beşiktaş Maç Öncesi Son Detaylar
- Hafta Sonu İddaa
- Android İçin Hava Durumu Uygulaması
- Samsunspor – Fenerbahçe Maç Öncesi Son Detaylar
- Lady Antebellum – Need You Now (2010 Remix)
- Dolores Moran (1924-1982)
- 29 Ocak Gecesi Twitter Kayıntısı
- Fenerbahçe – Mersin IY Maç Öncesi Son Detaylar
- iOs ve Android İçin Photo Editor : Aviary
Kategoriler
- Altyazı Çevirilerim
- Bilgisayar Destek Ünitesi
- Düşünce Pompası
- Edebi Kayıntılarım
- Eğlenceli Fotoğraflar
- Eski 45likler
- Eskiden Böyle Şeyler Vardı
- Fotoğrafik Pompa
- Gereksiz Yazılar
- Güzel Şeyler
- Güzel Söz Dediğin
- Heber Pompası
- İndir Kuyusu
- İnternet Destek Ünitesi
- Istasy10
- Karikatür Komedya
- Makale Gibi
- Mobil Teknoloji
- Müzik Defteri
- Paramedikal Günce
- Pompalamaya Devam
- Retro
- Sanatı Güzel Fotoğraflar
- Sevecen Yazılar
- Sinematografi
- Sportif Kayıntılar
- Teknolojik Hareketler
- Video Mideo
Spam Blocked
Etiketler
Whisper in the Winter – Memoirs of a Geisha
“At the temple, there is a poem called “Loss” carved into the stone. It has three words, but the poet has scratched them out. You cannot read Loss, only feel it.”
Memoirs of a Geisha, Arthur Golden
(daha fazla…)
Bir dizi var 4. sezonu bitti. Yine bir ShowTime yapımı. Tıpkı Dexter gibi sene de 12 bölüm oynayan yarım saatlik eğlenceli, seksi, komik ve bir o kadar dramatik, küfürün yer yer havada uçuştuğu kaliteli yapım. Başrolde David Duchovny var. Kendisini X-Files dizisinden bir çok kişi anımsayacaktır. Dizide Hank Mody adlı yazar rolünde. Gerçi yazamayan bir yazar artık, para kazanmak için Hell-A dergisi için blog yazmaya başlıyor.
Blogda takıntıları, sinir oldukları, saplantılarını yazıyor. 1.sezonun 5. bölümünde ise şöyle bir dialogla düşündürüyor insanı.
Hank bir radyop rogramına konuktur ve yaptığı işler üzerine ropörtaja yanıtlar vermektedir. Spiker şöyle sorar :
- “Hank, son zamanlardaki saplantıların nelerdir?”
Hank abimiz çok derin bir mesajla saplar konuyu izleyicinin aklına.
- “İnsanların gittikçe aptallaşması gerçeği yani bütün bu teknolojiye sahibiz ve bilgisayarlar iki tuşta seviş aletlerine dönüştü. İnternet bizi özgür kılacak, demokrat yapacaktı sözde.Ama bize sunulan şey laiklerle dinciler arasındaki çekişme ve çocuk pornosuna 24 saat erişim imkânı oldu. İnsanlar artık yazmıyor, blog tutuyorlar. Konuşmak yerine özet geçiyorlar. Ne noktalama var, ne imlâ. “Oha falan oldum yane”ler havada uçuşuyor.Bana öyle geliyor ki aptal insanlar güruhu başka aptal insanlarla dil kurumunun söylediklerinin aksine mağara adamı lisanında konuşmaya çalışır bir haldeler.”
İşte böyle güzel bir tat, seyredilesi bir dizi. Dizi sezon finalini çoktan yaptı ve 5. sezon için bekleyeceğiz. Zaten alışık değil miyiz 12 bölüm izleyip 1 sene beklemeye?
Serkan Çakmak – remphin renovatio
Akıl, Bize Sunulanlar Dışında Çözüm Bulmaktır
Adamın biri doktora sorar:
- Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?
Doktor:
- Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey veriyoruz.
Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz ne yapardınız?
Adam :
- OOO ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Kova kaşık ve fincandan büyük.
Doktor:
Hayır, Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.
Ders: Akıl, bize sunulanlar dışında çözüm bulmaktır.
(daha fazla…)
Victor Hugo – Aşk Dilencisi
sen her gece köşe başında,
paramparça urban;
kirli ellerinle, bir dilim ekmek için
avuç açan sefil insan.
inan ki farkımız yok birbirimizden,
belki sen, hayat boyu dileneceksin;
istedigin beş kuruşu biri vermez ise,
başka bir diyardan bir ikincisini
bekleyeceksin.
lakin ben; hayatta bir defa dilendim.
bir vefasızın aşkıydı, sevgisiydi derdim.
öylesine açık, öylesine boş kaldı ki elim,
yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.
Paulo Coelho Simyacıda Şöyle Demiş
“Çünkü aşk, ne çöl gibi devinimsiz durmaktan, ne rüzgar gibi dünyayı dolaşmaktan, ne de senin gibi her şeyi uzaktan görmekten ibarettir. Aşk, evrenin ruhu’nu değiştiren ve geliştiren güçtür. İlk kez onun içine girdiğim zaman, onun kusursuz olduğunu sandım. Ama daha sonra onun yaratılmış olan her şeyin yansıması olduğunu, onun da savaşları ve tutkuları olduğunu gördüm. Evrenin ruhu’nu bizler besliyoruz ve üzerinde yaşadığımız dünya, bizim daha iyi ya da daha kötü olmamıza göre, daha iyi ya da daha kötü olacaktır. Aşk’ın gücü işite burada işe karışır, çünkü sevdiğimiz zaman, olduğumuzdan daha iyi olmak isteriz.”
Paulo Coelho – Simyacı





