Sayfalar
Son 10 Şey
- Fenerbahçe – Sivasspor Maç Öncesi Son Detaylar
- Android Kullanıcılarına Cartoon Camera
- Max Payne 3 – Yeni Video Yayınlandı
- Telefonumun Kamerasından Karma Fotoğraflar
- Kocaman Umutlarımızın Sahibisiniz
- Breakfast at Tiffany’s – 1961
- Penny Taylor – Fenerbahçe
- Marilyn Monroe – The Misfits (1961)
- “Atatürk – Muhteşem Türk” Haberi Hakkında
- BTJunkie de Kapandı
Kategoriler
- Altyazı Çevirilerim
- Bilgisayar Destek Ünitesi
- Düşünce Pompası
- Edebi Kayıntılarım
- Eğlenceli Fotoğraflar
- Eski 45likler
- Eskiden Böyle Şeyler Vardı
- Fotoğrafik Pompa
- Gereksiz Yazılar
- Güzel Şeyler
- Güzel Söz Dediğin
- Heber Pompası
- İndir Kuyusu
- İnternet Destek Ünitesi
- Istasy10
- Karikatür Komedya
- Makale Gibi
- Mobil Teknoloji
- Müzik Defteri
- Paramedikal Günce
- Pompalamaya Devam
- Retro
- Sanatı Güzel Fotoğraflar
- Sevecen Yazılar
- Sinematografi
- Sportif Kayıntılar
- Teknolojik Hareketler
- Video Mideo
Spam Blocked
Etiketler
Dün Hürriyet, Milliyet, Gazete Vatan web sitelerinde sürmanşet olarak geçilen “Atatürk`ün en net ses kaydı” konusunu bir de özel haber olarak sürmeleri komediden öte değildir. Kaldı ki konu olan belgesel; daha önceden bu yayın gruplarına ait TV organı CNN Turk ekranlarında 2009 da yayınlanmıştı. Lakin dün gördük ki “Gizli arşivlerden ilk kez net Atatürk ses kaydı” diye haberler yapılmış. Yanlıştır. “İnanılmaz Türk” belgeseli yaklaşık 4-5 senedir forumlardan indirilmekte ve TV’de de yayınlanmıştır. Atatürk üzerinden prim yapmaya çalışan kurum, kuruluş ve kişileri açıkça kınıyorum.
Bu konuyu hem yeni-ilk kez, hem de özel haber sıfatıyla yayınlayanlar; araştırmadan, okumadan yoksunlar sanırım. İnternet asla unutmaz. Bunu siz de unutmayın.
Örnek olarak çok da geriye gitmeden Eylül 2011 forum konusu da bu mesela
Ama Asıl meraklısına mart 2009 da eklenmiş videolardan bir kaçı…
Serkan Çakmak
Adalet Herkes İçindir. Lakin görüyoruz ki toplumun rol-model kesimleri işlerine geldiği makamdan dem vuruyor sürekli. Adaletin adaletsizliğine karşı duruşunu, canı nasıl istese o şekilde çeviriyor kaz yanmadan. Mesele şu ki; Popüler Figürler Yine Gerçekleri Perdeliyor.
Biliyorsunuz ki bu ülkede hiç bir cezası olmadığı halde tutuklu bulunan nice gazeteci, düşünür, asker, memur ve sıradan sen ben gibi insanlar var. Lakin iş etnik bir kesimi ilgilendirdiğinde açılıyor tüm ağızlar : “Hepimiz Ermeniyiz” “Hepimiz Kürdüz” “Hepimiz Filistiniz” vs vs vs…
Aynı coşkuyu, öfkeyi, tepkiyi bizden, kendimizden birisi için seslendiremiyoruz. Balyozlarla, coplarla, cezalarla susturuluyoruz. Sanırım “Ben Türküm” demenin suç olduğu tek ülkede yaşıyoruz. Kendi vatanımızda herşey oluyoruz da bir tek “Türk“, bir tek “Kemalist” olamıyoruz.
Bu ülkede askerler ölüyor. Bu ülkede bayraklar yakılıyor. Bu ülkede polisler ölüyor. Büstler yıkılıyor, doktorlar dövülüyor. Bu ülkede gazeteciler sadece düşüncelerini söyledi diye içeri alınıyor. Bu ülkede Türkanı, Ahmeti, Mehmet’i Atatürkçü ideoloji yüzünden kısım kısım ölüyor ama susturuluyoruz.
Bu ülkeye mermi sıkan, parçalamak için eylem yapan; beyin yıkayan, çıkıp da rahat rahat “Buralar bizim gelmeyin sakın. Bu şehir kalemiz ellemeyin. Bu bizim dilimiz kabul edin” diyenleri meclise alıyoruz da Türkiye’m diyenleri aşağılıyoruz.
Bu ülkede hala suçluluğu ispatlanmamış insanları her gün öldürüyoruz da sesimiz çıkmıyor ama “Ermeni” kimliği nedeniyle daha önemli olduğunu düşündüğümüz birisi için tüm yaygarayı koparıyoruz.
Bugün orada toplanan kalabalık sesini neden ezilen, suçu ispatlanmadığı halde gün be gün öldürülenler için konuşmadı? Neredeydiniz? Popülistsiniz ve bu yüzden benim için hiç bir anlam ifade etmemektesiniz.
Israrla herkese üstüne basa basa “Ermeniyiz” ifadesini empoze etmeye çalışanları da görmemektesiniz. Söylemlerde ısrarla altı çizilen bu ifadenin ne demek olduğunun da farkında değilsiniz.
Hrant için adalet diye bağırırken; bilinçlere sürekli “Ermeni” ifadesini kazımanız ırkçılıktan başka birşey değildir. Unutmayın ki adalet herkes içindir. Tekrar tekrar yazacağım : Ülkede bir dünya abuk sabuk kararlar, yasalar çıkarken, türk olmak neredeyse suç olacakken neredeydiniz? Bilinçli bir şekilde yönlendiriliyorsunuz. İnsanları sindirmenin, yönlendirmenin en kolay yolu; tüm bakışı tek noktaya çekip, arkadan iş çevirmektir.
Hukuk sisteminde verilen karar gecikmiş olabilir, süreç çetrefilli olabilir; lakin bu denli bir eylem, yürüyüş sadece popülizmdir. Ben TÜRKÜM diyemiyorsunuz, ama ben Ermeni’yim diye çıkıp haykırabiliyorsunuz. İyi düşünün, bu yürüyüş eylem Hrant için değildir bana göre.
Hrant kardeşimizdir ama “Ben Ermeniyim” demek de bize göre değildir. Her yüzümüze gülen dost, her selam veren ağa’m değildir. Sürekli etnik ırkını ifade edip, üzerinde gezinmek aslında bunu dile getirenlerin yaptığı ayrımcılıktır.
İsteyen alınsın, isteyen küfretsin. Umurumda değil. Hrant bir Türk dostu, iyi bir gazeteci, Ermeni olabilir. Lakin hepimiz Ermeni değiliz. Çabuk gaza gelmeyelim.
Son kez : Adalet istiyorsanız; Adalet Herkes İçindir.
Serkan Çakmak
19-01-2012
(daha fazla…)
Kadına Şiddete Son
Her şey çok fazla açık sözlü olmaktan geçiyor diye öğrettiler bize. Yani ne olmuş düşündüğünü söylemişsen, ne olmuş Allah’ın bildiğini kuldan sakınmamışsak? Merhaba, kaybedenler kulübü burası. Hoşgeldiniz…
Bazen sus demeli insan kendisine. Sus ve dünya keşfetsin seni. Her bildiğin bir denklemin açık beyanı gibi serilmesin ortalıklara. Sus ki gizemini korusun insan, gece misali.. En ulaşılmaz yıldız değilsin belki ama hakkında tahminlere gebe düşmeli akıllar karşında…
Lanet olsun sus demenin saadeti kendi kendine… Çok konuşanı boş gören iklimlerdeyiz. Oysa birinin çok konuşmasının altındaki gerçeği bazen perdeleyen o popüler figürlere takıldığımızdan; muhtemel gerçekleri elemekteyiz yekten.
Ama bir yerde haklı insanlar, haklılar paşam. Ne diye alışagelmişin dışına çıkar ki insan? Suskunluğu dile getirir ve aslında sorulması gereken soruları hemen sorar? Oysa nereden bilsinler ki en önemli soruların aslında sorulmaktan vazgeçilmişler olduğunu? Nereden bilecek ki cevaplardan çok sorunun ehemniyet arzettiği? Çok sakıncalı düşüncelerdeyiz. Saklı gerçekleri yaşayıp, yalap şap günleri geçirmekteyiz.
Nicedir yazmayı düşündüğüm; lakin sürekli ertelediğim bir ben hikayesi var aklımda. Her şeyin sürekli siyah beyaz film tadında yaşandığı; “oha artık bu da olmuş olamaz” dendiği eylemler içindeyim. Hiçbir işim sıradan olmanın dayanılmaz lezzetine denk düşemedi bu coğrafyada. Hep bir engel, düşünce, aksiyon içinde geçti 30 sene… Dile kolay rakam, otuz ve sene…
İnsanın yaşlandığını anlaması için ne nüfus kağıdındaki rakamlara ihtiyacı var, ne de birinin “sen yaşlısın” demesine. Geçen günlerin farkındaysa birisi, geçmiş günlerin çok sesli ve renkli dökümünü yapabiliyorsa eğer; korkmadan, utanmadan, “bunu yaşadım yahu” diyebilerekten… En güzel yaşlanmadır işte.
İnsan farkındaysa her an her şeyi kaybedebileceğinin, “bunu ben yaptım” diyebiliyorsa, işte o insan hayatı bir basamak arşınlamıştır bana göre. Hayat böyle güzeldir oysa… Lakin gel de anlat bunu bünyelere…
Yine çok konuşulmuş bir günün ortasındayız. Bu yüzden sanırım arkadaşımızın olmaması, her tanıdığımız insanları kaçırma senfonimiz. Ve vazgeçtiğimiz, elimizin tersiyle ittiğimiz şeyler yüzünden dışlanışımız. Hayata koskoca ve ağız dolusu bir siktir çekmenin azametinden her şey…
Bir üniversite bitirmedim. Çok da güzel bitirirdim aslında. Çok büyük yerlerde, çok da önemli mevkilerde olurdum belki. Lakin buyum, böyle mutluyum ben.
Olsun diye değil, olmasını istediklerimin peşindeyim…
Anlaşıldı mı merkez… Mütemadi ve münferit düşerdeyim.
Serkan çakmak
28-11-2011
(daha fazla…)
doğrudur, yapmışlardır… türkiye türklerin olmaktan çıkmıştır. ben türküm demek suçtur. türkçe konuşmak yasaklanmıştır. burasının sadece adı türkiye kalmıştır. haklıdır paşam. sızım sızım sızlatılmıştır. ve sonra birileri çıkıp demiştir : hamdolsun, bu da teğet geçti…
izindeyiz hala ata’m.değerlerine sahip çıkma yolunda bir kaç nefesiz.ne vazgeçtik ilkelerinden, ne de al bayraklarla donatıp çizdiğin 1 karış topraktan…
rahat uyu ata’m… hala umudunu taşıyan gençler var…
serkan çakmak



